"Sanırım bu,"dedi Ramsey."Ateş Tanrısının tekniği."
"Doğru bildin."dedi Hartes,sesi değişik bir şekilde kalınlaşmıştı,genizden geliyordu.Ellerinden damlayan lav yere düşüyor,düştüğü yeri anında kurutuyordu.Ramsey dudak büzdü,kibirle gülümsedi,eliyle Hartes'i işaret etti.
"Gebertin!"
Yaratıklar hızla saldırdılar,kimisi kükreyerek,kimisi tıslayarak saldırırken Hartes elini kaldırdı,avucunu kendisine doğru gelen yaratıklara çevirdi,ellerinden bir fıskiye gibi çıkan lavı elini hareket ettirerek savurdu,sanki katıymış gibi fırlayan lav kendine doğru gelen yaratıkları resmen kesip eritti.Neredeyse hepsi ortadan ikiye bölünmüş bir şekilde parça parça düştüler ve birbirlerine girdiler.Hartes elini biraz daha kaldırıp aynısından Ramsey'e de gönderdi,kapkara duman anında etrafında birleşip onu korumaya aldı,binlerce derecelik lav havadan sekiyor,etrafa düşüyordu.
Hartes diğer elini de kaldırıp lavı destekledi,zıpladı ve Ramsey'in olduğu yere geldi,Ramsey dumandan tahtından kalkıp geriye doğru atladı,Hartes lav saldırısına devam ederek onu izledi,duman gittikçe kalınlaşıyor gibiydi,Hartes,Ramsey'in alnında ki ter damlalarını gördüğünde doğru yolda olduğunu anladı.Ağzını açıp lav püskürtmeye başladı,Ramsey lavdan görünmese de,dumandan kalkanın şeklini alan lavlar yere yayılmaya başladı,Hartes ileri doğru yürümeye başladı,sağ elini dümdüz yaptı,ağzı ve sol eliyle lav püskürtmeye devam ederken,lavla kaplanmış kalkana yaklaştı,dümdüz yaptığı elini yavaşça dışarı bastırmaya başladı,eli gittikçe ilerleyip kalkanı delerken,kalkan aniden yok oldu,Hartes sendeledi,kendini toparlamaya çalışırken,Ramsey'in olduğu yerden gelen bir şey göğsüne çarptı.
Metrelerce geriye uçup yere düştükten sonra Hartes eliyle göğsünü yokladı,göğsünün sol tarafında,meme ucunun yukarısından göbek deliğinin yanına kadar gelen bir yarık izine rastladı,kendisine neyin çarptığını merak etti.Eğer Fortan'ın tekniğini kullanmayıp,vücudunu bir volkana benzetmemiş olsaydı bu saldırı onu öldürürdü.Şimdi de durumu iyi değildi,bu saldırı asıl gücünü Hartes tekniğini kapattıktan sonra gösterecekti,aynı şekilde Hartes'in göğsünde ortaya çıkacaktı,bu tekniğin kötü yanı da buydu,bu şekildeyken aldığın tüm yaralar teknik kapandıktan sonra tekrar oluşurdu,Hartes şimdiden çok ciddi bir yara almıştı,daha fazlasını alamazdı,bu kadar çabuk ölmeye niyeti yoktu.Çatlaktan akan lav yere damlarken,Sharanor ona seslendi.
"İyi misin evlat?"
"Pek değil."
"Onu hafife aldın,üstüne çok gittin ve o da korkup seni öldürmek istedi.Bu yara seni mahvetmeye yeter gibi,bu işi hızlıca bitirmelisin,şu kızdan önce."
"Ne,kız mı?"
"Evet,şu yanında ki,o da Ramsey'e saldırmak için hazırlık yapıyor,ama bu onun ölümü olabilir,Ramsey şu anda gerçekten korktu,gücün onu korkuttu ve onu köşeye sıkıştırdın,başka şansın kalmadı evlat,ondan bilgi almayı unut,onu öldürmelisin."
Hartes kafasını kaldırıp dumanların içinden çıkan Ramsey'e baktı,elinde,uzun bir orak vardı,uzun bir sopanın ucuna yarım ay tutturulmuş gibiydi,simsiyah olması Ramsey'in siyah kıyafeti ve peleriniyle uyuşuyordu,orağın keskin kısmı garip bir şekilde parlıyordu,Hartes doğrulup omuzlarını oynattı,Ramsey gözlerini onun yarasında gezdirirken hareketsiz durdu,sonra orağı iki eliyle tutup son gücüyle savurdu.
Oraktan çıkan simsiyah bir güç dalgası Hartes'e doğru hızla gelmeye başladı,Hartes zıplayıp geriye kaçtı,güç dalgası önünde ki toprağı ikiye yarıp içini dışına çıkarırken Ramsey kendisi de doğru saldırıya geçti,havada uçarak kendisine doğru geliyordu,Hartes dişlerini sıktı,Ramsey iyice yaklaştığında elini kaldırdı ve bağırdı.
"Kılıçların Dansı!"
Alttan,üstten,sağdan ve soldan gelen birer kılıç Ramsey'in dört bir tarafına saplanıp onu şaşırtırken,Hartes elini kaldırıp Ramsey'e lav püskürttü,sıvı ateş yüzünü yakıp eritirken Ramsey acıyla çığlık attı,vücudundan çıkan siyah bir aura Hartes'i geriye savurdu,sadece Hartes'i değil,etrafında ki her şey etrafa doğru savruldu,Ramsey elleriyle yüzünü tuttu,vücudunda ki kılıçların kabzaları parçalansa da,gövdeleri içerideydi,Hartes mekanın titrediği gördü,boynunu kütletti,hızla saldırdı,sağ elini sıkıp öğrencisine yaptığını ustasına da yapmayı planladı.
Yaklaştığında,Ramsey ellerini yüzünden çekti,Hartes yüzünün iyileştiğini,ama hala kıpkırmızı olduğunu gördü,sağ elini kaldırıp yumruk yaptı,tepki bile veremeden Ramsey'in kalbine vurdu.
"Ejder'in Ruh Yumruğu!"
Özel yumruk,ruhu etkileyip bedenden çıkarmaya çalışınca,Ramsey'in neredeyse parçalanmış olan ruhu titredi ve parçalandı,Ramsey ağzından kapkara kan kusarken,karanlıkla kaplı dünya yok oldu,güneşin aniden bastırmasıyla gözleri acıyan Hartes ne çabuk sabah olduğunu düşündü,Ramsey acıyla kendini yere attı,sonra başını kaldırıp Hartes'e baktı.
"Buna izin vermeyeceğim."dedi,orak tekrar sağ elinde belirdi,Ramsey onu sıkıca tutup zıpladı ve kaldırdı,Hartes'in kafasına indirdi,Hartes yana kaçtı,yüzüğünden Dul Feryadı'nı çıkardı ve savurdu,orak ve balta havada çarpıştığında alan titredi,etrafta ki ağaçlar parçalandı,ikisi de geriye savruldu,Hartes ayakları üstünde kaldı,ayakları yerde kayarken,bu dövüşü bitirmenin bir yolunu düşündü,aklına gelen fikirle gülümsedi.
Zıpladı,baltasını kafasının üstünde kaldırdı ve şiddetle yere vurdu,çakrayla güçlendirilmiş balta kocaman bir alanı parçaladı ve havaya uçurdu,Hartes de zıpladı,zaten uygun olan vücuduyla taşları güçlendirdi ve en sevdiği tekniklerden birini kullandı.
"Patlayan Alev Yağmuru!"
Ramsey orağını yere dayayarak kalkmaya çalışırken,çocuğun bağırdığını duydu.Endişeyle havaya baktığında yüzlerce taş parçasının alev almış bir şekilde kendisine doğru geldiğini gördü.Öfkeyle gözleri yaşardı.
"Beni aşağılıyor,tıpkı Rob'a yaptığı gibi!"
Ramsey orağını iki eliyle tuttu,tüm gücünü kullanıp yukarıya doğru savurdu,çocuğun taşların arkasında olduğundan emindi.Orak dan çıkan güç dalgası alev almış taşlara çarptı ve hepsini havada patlattı,devasa bir patlamayla ortaya çıkan ışın güneşle yarışabilirdi.Ramsey tükenmiş gücüyle etrafa bakıp çocuğu aradı,yakınlarda olduğunu biliyor,hissediyor ama göremiyordu.Arkasında hissettiği bir çakrayla hızla döndü,çocuk arkasındaydı.Baltası da elindeydi.Ramsey öksürdü.
"Diz çök çocuk,savaş bitti."
Hartes gözlerini kıstı,sağ elinde tuttuğu baltasını hızla yukarı fırlattı.Balta havada kör edici bir ışık saçarken bağırdı.
"Ben nefes aldığım sürece,savaş asla bitmez!"
Ramsey,havadan Hartes'in eline düşen şeyi görünce şaşırdı,balta resmen şekil değiştirmişti,altın çizgilerle süslü siyah balta,siyah çizgilerle süslü,altın sarısı bir silaha dönüşmüştü,bir mızrağa benziyordu;ortasında iki elle tutmayı sağlayacak,siyah renkli bir tutma yeri vardı,iki ucunda da keskin ağız olması onu mızraktan ayıran şeydi,bu ağızlar birbirlerine ters olarak yerleştirilmiş iki kuş tüyü gibiydi,birinin keskin tarafı sağa bakarken,diğeri sola bakıyordu,böylece her tarafa rahatlıkla saldırabilir,yada savunma yapılabilirdi.
Hartes yeni silahını ortasından tutup keskin olmayan tarafını omzuna koydu,derisi hala volkan gibiydi,Ramsey kalan son gücüyle orağını savurdu,Hartes de iki eliyle tuttuğu silahını savurdu.
İki silah hızla birbirlerine çarptılar,Ramsey'in azalan gücüyle,Hartes'in Sharanor tarafından desteklenen çakrası çarpıştığında etrafta ki her şey havaya uçtu,ağaçlarla beraber toprak bile parçalandı,altında ki ağaç kökleri etrafa savrulurken,Ramsey'in Qerzost gücüyle yapılmış orağı parçalandı,Ramsey kendini toparlamaya çalışırken,Hartes silahını sol eline aldı,başının üstünde döndürüp ileri savurdu ve Ramsey'in karnına soktu,boşta olan sağ eliyle de lav püskürttü.
Yakıcı sıvı Ramsey'in önce yüzünü,sonra da üstünde ki siyah kıyafetleri yakıp kül etti,acıyla çığlık atıyordu,Hartes silahını Ramsey'in vücudundan çıkarıp yarılmış olan yere elini soktu ve lav püskürtmeye devam etti.
Ramsey acıyla haykırırken lav ağzından fışkırdı,dişleri anında eridi,yüzü içe doğru çöktü,Hartes elini mahvolmuş bedenden çıkarıp geri çekildi,Ramsey'in can çekişen bedeni diz üstü çöktüğünde silahını savurup kafasını omuzlarından ayırdı.Kesilen yerden kan yerine lav akıyordu,Hartes silahını çevirip yüzüğüne geri koydu,eğilip Ramsey'in mahvolmuş kafasını eline aldı.Kopuk kafayı iki eliyle tuttu,tam ağzına gelecek şekilde tükürdü.
"Susamış olmalısın."
Kafayı tekmelemek istedi,sonra vazgeçip yüzüğüne koydu.Arkasını döndüğünde Naceyno'yu gördü,kızın gözlerinde gerçek bir korku vardı,Hartes onunla dalga geçmeden duramayacağını fark etti.
"İyi misin güzellik?"
Naceyno sanki transtan uyanmış gibi titredi,yutkunup zar zor konuştu.
"Asıl sen iyi misin?"
Hartes tekniğini kapatıp gülümsedi.
"Ben her zaman iyiyimdir."
Naceyno hızla ileri atılıp kafasını yere çarpmadan tuttu genç adamı,teknik kapanıp Hartes'in yarası asıl vücudu üstünde çıkınca acıyla inledi genç adam,Naceyno Qerzost'un gücüyle açılan bir yarayı iyileştirecek kadar yetenekli değildi,bunu başka birinin yapması lazımdı.Kız endişeyle bunları düşünürken,Hartes bir eliyle kanayan yarasına bastırdı,diğer eliyle de Naceyno'nun kolundan tuttu,Naceyno da yaraya baskı yapmaya başladı,Hartes kısık sesle,zar zor konuştu.
"Ten-tenpo şehrine,götür beni."


