Yalnız Adalar'ın limanlarından yükselen duman havaya dağılırken,Hartes tayfadan birinin verdiği şarabı alıp tepesine dikti.Bardağı geri verip ağzını sildi ve dumanlar yükselen adaya arkasını döndü.Hızlı adımlarla geminin ön tarafına geldi,emirler yağdıran Rades'e baktı.Kendisinden bir kaç dakika sonra gelmişti,ne bir yarası ne de bir yorgunluk belirtisi vardı.Hartes sormamıştı,ama Megas'ın ölüp ölmediğini merak etmişti.Rades emirleri bitirip yüksek güverteden aşağı indi ve Hartes'e doğru yürüdü.Elini omzuna koydu.
"Bugün,yeni ve daha parlak hayatına giden yola adım attın Hartes."dedi,eliyle Yalnız Adaları gösterdi."Orada ki olaylar orada kaldı,ben,Megas gibi değilim.Seni hapsetmek yada yalan söylemek gibi bir amacım yok."
Hartes gözlerine baktı."O zaman amacın ne?"
Rades eliyle ona yön gösterdi."Kamarama gel,konuşalım."
***
Malyen kırık kemikleriyle diz üstü durabildiğinde,Loren'in acıdan bayıldığını gördü,Lara'ya doğru dizlerinin üstünde sürünmeye başladı,en son Hartes çok sert bir şekilde ona kıza yumruk atmıştı.Dakikalar sonra yanına vardığında,kızın ağladığını gördü.Onunla vakit geçirdiği tüm zamanlarda bile,bir kez bile zayıflık gösterdiğini görmemişti,göreceğini de düşünmüyordu.Onu kırabilecek bir kişinin varolduğuna inanmıyordu bile ama,Hartes'i ve Lara'nın ona nasıl baktığını bugün fark etmişti.Lara,onu kırabilecek tek kişi tarafından paramparça edilmişti,Hartes onu yarıp geçmişti.
"Bunun bedelini ödemeli."diye düşündü Malyen.Yavaşça yaklaştı ve Lara'nın çenesini kontrol etti."Bunun bedelini ödeyecek."
Malyen kıza nasıl yardım edebileceğini düşünürken,birden yanında beliren kişiyle ürktü,bembeyaz saçları yere değen Melek,elini ağlayan kızın çenesine koydu,birkaç fısıldama ile Lara ağlamayı kesti,birleşen kemiklerin sesiyle Malyen onun iyileştiğini anladı.Sonra Melek'in Hartes'in gitmesine izin verdiğini hatırladı,ona bunun hesabını sonra sormayı planladı.
"Hemen iyileştir beni,Hartes'in peşinden gideceğim."
Melek başını iki yana salladı."Gemiler adalardan ayrıldı bile evlat,Hartes gitti.Onu,kendi isteği olmadan geri getirmen mümkün değil."
Malyen kaşlarını çatıp başını çevirdi."Peki ya Megas?"
Melek ellerini onun kaburgalarına koyup iyileştirmeye başladı."Yaşıyor,Rades onu öldürmemiş,Rades'in geleceğini bilseydim yardım ederdim ama haberim yoktu."
Malyen iyileşmeye başlayan kaburgaları kaşınınca yüzünü ekşitti.
"Hartes2in gideceğini biliyordun ama."
"Onu,Hartes'i iyice inceledikten sonra fark ettim.Her hareketi,sözü ve bakışları bulunduğu yerden nefret ettiğinin kanıtıydı.Önce teslim olacağını sanmıştım,ama öğrendim ki ailesini ve ona söylediğimiz yalanları öğrenmiş."
"Neden ona engel olmadın?"
Melek omuz silkti."Ne işe yarayacaktı?Şu haline bak,yoluna çıktığın için kemiklerini kırdı,onu engelleseydin neler yapardı sence?Bize bir şey yapamasa bile,sizi öldürürdü.Bu onun kendi kararı,Megas en başta hata yaptı.Onun kaderini kontrol etmek istedi,sonuçları da bu oldu."Melek kalkıp Loren'e doğru yürümeye başladı.Malyen ona döndü.
"Onu bulacağım ve...kurtaracağım."
Melek Loren'i iyileştirirken ona baktı.
"Neyden kurtaracaksın?Seçtiği yoldan mı?O zaman çok çalışman gerekecek."
***
"Bana,"diye başladı söze Hartes."Güçlü olacağımın sözünü vermiştin.Bir lord,kont hatta bir kral bile olabileceğimi söylemiştin.Bunlar umurumda değil,intikam almam gerekiyor,çok güçlü birinden."
"Elmas Moda sahip birinden,değil mi?"
Hartes şaşırdı."Sen nereden..."
"Ben,senin bilmediğin birçok şey biliyorum Hartes,eğer Megasla devam etseydin intikamını asla alamayacağını bildiğim gibi."
Hartes gözlerini kaçırdı,Rades konuşmaya devam etti."Bak evlat,senin yeni öğrendiğin şeyleri ben onlarca yıldır biliyorum."
Hartes başını kaldırdı."Söyle o zaman,kimim ben?"
Rades derin bir nefes aldı."Sen,Sarah ve Jason Leotin'in oğlusun,yedi yıl önce son bulduğu sanılan Leotin ailesinden yaşayan tek genç nesilsin.Gölge,klandan geriye kalanları cehenneme hapsettikten sonra yaşlı bir adam tarafından büyütüldün,adam sana bir hançer ve yüzük vererek seni terketti,Megas kim olduğunu bildiği halde senden sakladı ve öğrencisi yaptı.Gerisini sen de biliyorsun."
Hartes bir sandalye çekip oturdu.Rades de karşısına oturup konuşmaya devam etti.
"Gölgenin peşine mi düşeceksin?"
"Evet."
Rades birkaç dakika konuşmadı."Seni eğitip inanılmaz biri yapabilirim Hartes,üstelik sadece benden değil,içinde hapsolmuş tanrılardan da bazı şeyler öğrenebilirsin.Ama önce,sana söylemem gereken şeyler var."
Hartes dikkatini ona verip dinlemeye başladı.
"Eğitimin,hiç kolay olmayacak,çünkü;hem kendin,hemde Sharanor ve tanrılar yüzünden kolayca dikkat çekiyorsun,bu yüzden,seninle daha farklı bir yol izleyeceğiz.Seviyeni düşük tutarak fiziksel gücün ve dayanıklılığın üstünde gelişeceğiz,çakra damarlarını güçlendirip,seni kusursuz biri yapacağız,beraber."
Hartes onayladı.
"Belki fark etmişsindir,sana ulaşabilmek için tüm dünyaya savaş açtım,yine olsa yine yaparım.Şimdi eve,doğu yıldırım krallığına gideceğiz,artık orayı ben yönetiyorum.Diğer krallıklar savaş için geldiklerinde,hazır olacağız!Ve sen,evlat,kendini antremanlarla değil,gerçek insanlarla deneyecek ve güçlendireceksin."
"Peki ya sonra?"
Rades dudaklarını büzdü."Ortalık durulduğunda ve sen hazır olduğunda,Gölge'nin peşine beraber düşeceğiz,çünkü elmas modun olmadan ona meydan okuman aptallık olur,ikimiz birlikte intikamını alacağız."
Hartes düşünceyle başını eğdi.Kararlılıkla Rades'e baktı.
"Ben hazırım,usta!Gözlerim hizmetiniz dedir..."
"Benim de gücüm ve onurum senindir öğrencim,son hızla sarayımıza gideceğiz,sen istemesen de,seni kral yapacağız ve gelecek savaşlara biz yön vereceğiz!"
***
Evrenin başka bir noktası
Naceyno devasa kapılardan geçti ve som altından yapılmış salona girdi,içerisi çok olmasa da kalabalıktı,herkesin gözlerinde,nefret,merak,heyecan vardı.Naceyno ise mutlu sayılırdı.Binlerce yıl sonra,kadimlerden Lord Portas geri dönmüş,tanrıların mirasına sahip çıkmıştı.Altın Gök'e gelerek geri dönüşünü ilan etmiş ve hala yaşayan tüm tanrıları ve yarı tanrıları saraya davet etmişti.Naceyno davetlilerin çoğunun dışarı çıkışını izledi.
Som altından yapılmış koca oda,yine altın sütunlarla desteklenmişti odanın sonunda yükselen platforma ışık sağlıyordu.Naceyno garip bir şekilde platforma baktı,eskiden beş tahtın olduğu platform,Portas'ın gelişiyle değişmişti,tahtlardan dördü sökülmüş ve atılmıştı,Portas ortada ki en büyük ve görkemli tahta oturmuştu.
"Theodor'un tahtına."diye düşündü Naceyno.Savaş tanrısı bir zamanlar desteklediği kişinin tahtını gasp etmişti.
"Bunu yapamazsın!"diye bir ses yükseldi salondan.Naceyno ,Portas'ın gülümseyen karizmatik suratına baktı.Bu iyi değildi.
"Ah,Yoko,"dedi Portas."Buna karar verecek sen değilsin."
Naceyno ışık tanrısının bembeyaz yüzünün öfkeyle kızarmasını izledi.
"Theodor'un tahtında oturman,seni tanrıların kralı yapmaz Portas!Bize hükmedemezsin!"
Portas bir kahkaha attı."Theodor öldü Yoko,artık yeni bir hükümdara ihtiyaç var.Dünya da neler gördüm bir bilsen!Artık bize saygı bile gösterilmiyor Yoko."
Yoko kafasını iki yana salladı."Bizlerin gerçekte neler olduğumuzu biliyorsun Portas!Dünyayı sömürmene izin vermeyeceğiz."
Portas gözlerini kıstı.
"Yoluma çıkarsanız hepinizi yok ederim."
Yoko altın kaplı zemine tükürdü."Göreceğiz."Dedikten sonra parlak bir ışıkla yok olup gitti.Portas tahta geriye yaslanıp eliyle Naceyno'yu çağırdı.Naceyno yaklaştı ve diz çöktü.
"Lordum."
Portas hafifçe öne eğildi."Naceyno,benim güzel hizmetkarım,tahmin etmişsindir ki seni buraya çağırmamın bir sebebi var."
Naceyno başını kaldırmadan cevap verdi."Ne isterseniz yapmaya hazırım."
Portas tahtından kalktı ve Naceyno'nun önüne geldi.Kalkmasını işaret etti.Kaba,büyük elini güzel kızın yanağına koydu.
"Güzel kızım,senden,yeryüzüne gitmeni istiyorum."
Naceyno efendisinin kan kırmızısı gözlerine baktı."Nedenini sorabilirmiyim lordum?"
Portas gülümsedi."Senden,canavarları bulmanı istiyorum tatlım,ve bir de kendine tanrı diyen birisi varmış,onu da bul."
Naceyno itaatle başını eğdi."Nasıl isterseniz lordum."Naceyno arkasını dönüp salondan çıkmak için yürümeye başladı,hemen yola çıkması gerekiyordu,Altın Gök'te zaman çok değişik işlerdi.Onlar burada konuşurken,yeryüzünde çoktan birkaç yıl geçmişti,acele etmeliydi,kapının önüne geldiğinde,Portas bir kez daha konuştu.
"Ve bir de,Hartes Leotin ile ilgili her şeyi öğren,yapabilirsen bul.Ona ihtiyacım olabilir."
«Önceki Bölüm |Tanıtım| Sonraki Bölüm »
«Önceki Bölüm |Tanıtım| Sonraki Bölüm »


