20 Ağustos 2017 Pazar

Ningendo-35.bölüm-Turnuvaya Hazırlık

Hartes yutkundu.İlk gördüğünde hafife aldığı adamın,ne kadar güçlü olabileceğini düşündü.Alanın ortasında öylece kalakalmıştı,şaşkındı.
Melek karşısında,ayakta duruyor ve gülümsüyordu.Kendine gelip etrafına baktı,küçük dilini yutacak gibi olmuştu.

Sadece bir teknikle,Melek yemyeşil arazinin tamamını yakıp küle çevirmişti,çimenlerden yada ağaçlardan eser yoktu,kayalar simsiyah olmuştu,Hartes şaşkınlıkla Melek'e döndü,Altın gözlerinde hayranlık vardı,o,çok güçlüydü.Hartes,Megas'ın neden onu çağırdığını anladı.
"Gözlerinden ve ağızından anladığım kadarıyla,küçük gösterimi çok beğendin?"
"E-evet."
"Güzel,o zaman kalk."
Hartes ayağa kalkıp Melek'in karşısında durdu,Melek onu inceledikten sonra konuştu.
"İşte bu,senin öğreneceğin tekniklerden biri."dedi."Ve bunun gibi birkaç tane daha var,hepsini öğreteceğim sana."
"Teşekkür ederim efendim."
"Bana şimdi teşekkür etme."
"Peki."
Melek yavaşça etrafına bakıp verdiği hasarı ölçtü.Pek fazla değildi.Tekrar Hartes'e döndü,parmaklarını kütletip konuştu.
"Şimdi,gördüğüme göre ağzından ateş çıkartabiliyorsun,bu iyi.Megas'ın dediğine göre ise Ejder Kükremesini de kullanabiliyormuşsun,ama bunlar basit teknikler,ben sana daha iyilerini öğretmek istiyorum,hemde hemen şimdi."
Melek geriye,Hartes den metrelerce geriye zıpladı,yere konunca el mühürleri yapmaya başladı.Bitirince,konuştu.
"Ateş Stili,Alev Dalgaları!"
Melek hızla eğildi,yerde,toprağın üstünde usta dövüşçüler gibi bacaklarını savurdu ve zıplayıp bunlara havada devam etmeye başlayınca,ayaklarının izlediği yoldan alevler ortaya çıkmaya başladı,havada rastgele tekme atarken,bembeyaz saçları savruluyordu ve etrafına onlarca alev şeridi gönderiyordu,Hartes hayranlıkla izlemeye devam etti,alevler etraftaki ağaçların tepelerine kadar çıkıyor,oraya varınca yok oluyordu.
Sonunda Melek durduğunda,Hartes ona baktı.Hiç bir yorgunluk belirtisi yoktu,terlememişti bile.Beyaz saçları eski haline geldiğinde,Hartes'e baktı.
"Gördüğün teknik,bir şaşırtmaca,rakibin dikkatini dağıtmak için yaratılmış,çok işe yarar bir teknik,özellikle genç savaşçılar üstünde kullanıldığında."
Hartes başıyla onayladı,daha fazlasını öğrenmek istiyordu.Melek tekrar konuşmaya başladığında,dikkatle onu dinledi.
"Normal birinde bunu öğretmek çok zaman alırdı,ama senin Altın Modun sayesinde eminim ki çok kısa sürecek,hadi başlayalım."
Hartes dikkatini Altın Moda yoğunlaştırdı,izlemeye başladı.
Melek dizlerini kırıp onun karşısında durdu.
"Yapman gereken ilk şey,öğrendiğin şekilde çakranı bacaklarının etrafında toplamak,unutma!Bacaklarında değil,eğer çakran içerdeyken onu dönüştürmeye çalışırsan,mahvolursun,sadece etrafında."
Hartes çakrasını bacaklarına yönlendirip,oradan dışarı çıkardı.Çakrası bacaklarının etrafında toplandığında,Meleke baktı.
Melek gözleri şaşkınlıkla açılmış bir şekilde onu izliyordu,sonra kendine geldi ve hamle yapmaya başladı.Az önce ki gibi havada tekmeler atıyor,ters taklalarla havada dönüyordu.Hartes onu taklit etmeye başladı,havada hala tekme atarken,Melek "Ayağın hareket ederken,çakranın birazını bırak."dedi.Hartes havaya doğru bir tekme savururken,bacaklarının etrafında ki çakranın,ayağının arkasından havada kalmasını istedi,sonra başka bir tekme atarken aynısı yaptı ve bu sefer aleve dönüşmesini istedi.Anlamadığı bir şekilde,hemen oldu.Bacağı havada dönerken,ayağının geçtiği yer alev alıp etrafa doğru gitti.Hartes sevinip daha hızlı dönmeye ve tekme atmaya başladı.Hava da ateş şeritlerini dans ettirirken,Melek'in sesini duydu.
"Bunu kaptın gibi görünüyor."
Hartes iltifatı duyunca,hareketleri durdurdu ve ona baktı.
Melek kollarını göğsünde kavuşturmuş ona bakıyordu,gözleri ciddiydi.
"Hadi sonrakine geçelim."
***
Malyen,Megasa dik dik baktı.Megasda aynı bakışlarla karşılık veriyordu.Malyen konuşmak için ağzını açacakken,Megas konuştu.
"Yedi kez bilmiyorum dedim zaten,yine söyleyeceğim,Altın Modun zayıf noktası var mı bilmiyordum."
"Bence biliyorsunuz."
"Off,bilmiyorum Malyen.Üstüme gelme ve dediğimi yap."
Malyen bıkkınlıkla önünde ki samanla doldurulmuş insansı şeye baktı.Derin bir nefesle tekrar pozisyon aldı ve vurmaya başladı.Önce kollara ve bacaklara.Sonra boyna,göğse ve en son karnına.Mükemmel kombinasyon.Yaşıtlarından sadece Hartesi yenemediği kombinasyon.Malyen dişlerini sıktı.Vuruşları ve çakra noktalarını görmezden geldi.Vahşice yumruklar savurmaya başladı.Her vuruşunda farklı birini görüyordu;Hartesi,Rob'u ve rakibi Perses'i.Her yumrukta rahatlarken,Megas'ın omuzlarından tutmasıyla kendine geldi.Megas sinirle "Derdin ne Malyen?"dedi.
"Derdim falan yok!"
"Var,eğer olmasaydı böyle davranmazdın."
Malyen ellerinden kurtulmaya çalışınca,Megas daha sıkı tuttu.Malyen kurtulamayacağını anlayınca,çırpınmayı kesti.Nefeslenip konuştu.
"Daha güçlü olmak istiyorum."
"Olacaksın zaten."
"Hayır,öyle değil.Hartes den daha güçlü olmak istiyorum.O...O çok güçlü."
"Demek Hartes'in gücünü fark etmeye başlamış."diye düşündü Megas.
Megas biraz düşündü,çok ağır ve nitelikli bir eğitimden sonra Malyen Hartesi geçebilirdi belki,ama şu an ki durumda bu imkansızdı.Megas kalbinin kırılmaması için birşeyler söylemek istedi,az önce söylediği yalanların aksine.Altın Modun bir zayıf noktası vardı,ancak bunu Malyen'e söylemek hiç bir işe yaramazdı.Zayıf noktadan yararlanmak için bir ŞiaJin olmak gerekiyordu,üstelik çok güçlü olmak gerekiyordu ki,Malyende ilk gereklilik bile yoktu.
Çocuğu bırakıp doğruldu ve ona tepeden baktı.
"Turnuvada Hartesle dövüşemezsin Malyen,bu yüzden Perses'e odaklanmalısın,bu seni şaşırtabilir belki,ama bence Perses,Hartes den daha güçlü,çünkü Mod herşey değildir,dövüşün sonucunu teknikler,planlar ve tuzaklar belirler.Bu yüzden,Hartesi unut,Perses'e odaklan."
"Peki,Usta Megas."
Megas kafasını salladı."Şimdi,sana çok güçlü bir teknik öğreteceğim,belki bir tanrı tekniğiyle yarışabilecek bir teknik."
***
"Ateş Hortumu,çakranın hızlı bir şekilde vücudun etrafında döndürülmesiyle oluşturulur.Bunu yapmak için,çakrayı vücuttan çıkarmak yetmez,çıktığı zaman onu kontrol altında tutmalı,ve iradeni kullanarak etrafında döndürmelisin.Anladın mı?"
Hartes anlamıştı,ama nasıl yapacağını bilmiyordu.Daha önce çakrasını dışarı çıkarmıştı,ama onu dışarıdan kontrol etmeyi hiç denememişti.Konsantre olurken,Melek onun karşısına geçti.Belki de zamanı gelmişti,Melek sordu.
"Hartes,daha önce ki savaşlarda,farklı birşey hissettin mi?"
Gözleri kapalıyken,Hartes cevapladı.
"Şey,evet."
Melek heyecanlandı."Nasıl birşey hissettin?"
"Şey,öfkelendiğimde,nedense daha güçlü oluyorum,ayrıca,mmm,vücudum daha farklı geliyor."dedi Hartes,içini dökerek.
"Daha...farklı mı?Nasıl?"
"Damarlarım büyüyüp beni parçalayacak gibi oluyor,çakramda farklı geliyor."
Melek ona doğru yürüdü,Megas'ın dediği gibi,etkiler başlamıştı.
"Sana göre,seni güçlendiren öfken mi,yoksa çakran da ki değişiklik mi?"
Hartes konsantre olmayı bırakıp gözlerini açtı,biraz düşündü.
"Bence çakramda ki değişik şey,aslında onu gördüm."
Melek heyecanla sordu."Neydi o,Hartes."
"Şey,aslında çakramda başka bir çakra gördüm,benimkinin arasında dolaşıyordu."Hartes gerçekten de görmüştü.Öfkeli bir anında Altın Moduyla ellerine bakmış,o çakrayı görmüştü.
Melek emin olmak için kilit soruyu sordu.
"Çakra nasıldı?"
Hartes hatırlamaya çalıştı,sonra cevap verdi.
"Simsiyahtı,gece gibiydi."
Melek artık onun olanları öğrenmesi gerektiğini düşündü.
"Hartes,o çakra senin bir parçan,sana güç veriyor.Eğer istersen,seni onun kaynağına gönderebilirim."
Hartes heyecanla yutkundu,kendisini çok güçlü yapacak birşeyi reddedemezdi.
"İsterim."
"Tamam o zaman."
Melek ellerini birleştirdi,gücünü topladı,Yaşlı Kadına söz vermişti,tehlikeli olsada,Hartesi güçlendirecekti.Derin bir nefes alıp konuştu.
"Üstünü çıkar Hartes."
Hartes yırtarcasına çıkardı üstünü,eskiden zayıflıktan,açlıktan ve pislikten dolayı kötü ve zavallı görünen vücudu,sürekli süren eğitim ve savaşlar sayesinde,birazda iyi beslenme ve temiz kalma sayesinde fit ve güçlü görünüyordu,ufak vücutta kaslar belli olmaya başlamıştı.
"Şimdi,çakranı karnında toplamaya çalış."
Hartes denileni yaptı,ellerini birleştirip çakrasını zaten olduğu yerde toplamaya başladı,karnında ki mühür ortaya çıktığında,şaşkınlıkla nefes aldı.Melek ona ve mührüne baktı,zamanı gelmişti,Hartes kiminle yaşadığını bilmeliydi.
"Kollarını kaldır."
Kollarını havaya kaldırmış olan Hartes,beklentiyle Melek'e bakıyordu.Melek gerekli sözleri söyledi.
"Ölümsüz Stili,Yer ve Gök Buluşması!"
Hartes,şaşkınlıkla Melek'in sağ eline baktı.Sağ elin,serçe,yüzük ve orta parmağın yarısı siyah,diğer yarısı ise bembeyaz olmuştu.Etrafa devasa bir baskı yayıyordu.
Hartes şaşkınlıkla tekniğe bakarken,Melek hızla avucunu onun karnına,tam mührün üstüne vurdu.Hartes daha birşey söyleyemeden,bilincini kaybetti.
Hartes gözlerini kapkaranlık bir yerde açtı,hiçbir şey görünmüyordu,Hartes önce dışarı bir yerlerde olduğunu,gece çöktüğü için birşey göremediğini düşündü,ama elini yana doğru uzattığında duvara benzer birşeye dokundu,kapalı bir yerde olduğunu anladı.Hiçbir şey görmediği için açık hedef olduğunu düşündü,hızla Altın Modunu açtı.Fazla bir değişiklik yoktu,sadece herşey altın sarısıydı,yine kör gibiydi,sadece tavanda ve yanlarda duvar vardı o kadar.
Etrafına bakmaya devam ederken,bir şey hissetti,çok güçlü bir şey.Sonra öne doğru savruldu.Duvarlara veya başka hiçbir şeye çarpmadan hareket ediyordu.Altın Moduyla baktığında,bunun çakra benzeri birşey olduğunu gördü,en sonunda çok açık bir alana getirildi,bırakıldığı an yere düştü.Ellerini yere koyup doğrulmaya çalışırken,hayatı boyunca içinde olduğunu bilmediği varlık konuştu.
"Beni çok beklettin."

<< Önceki BölümTanıtım I Sonraki Bölüm >>