Sharanor,beyaz saçlı çılgın çocuğun yaptıklarını görünce neredeyse kahkaha atacaktı.Ama böyle bir şeyle ağzını yormak istemiyordu.Çocuk onun dediği gibi kollarını kaldırınca,Sharanor,Savaş Tanrısı Portas'ın toplanmaya çalışan zavallı,isyankar bilincine sert bir darbe vurdu.Toplanamayan bilinç,ait olduğu yere dönerken,beyaz saçlı çılgın çocuk,Hartes'in karnına zavallı bir teknikle vurup,çocuğun bilincini içeri gönderdi.Sharanor,yattığı yerden etrafına baktı,çocuk buraya gelmemişti,muhtemelen Melek adlı veledin tekniği onu dış salona kadar gönderebilmişti.Sharanor aurasını minik bir kısmını tüm alanda gezdirdi,haklıydı.Çocuk dış salonda kalmıştı,Altın Modunu açmış bir şekilde etrafını inceliyordu.
Sharanor,çakrasını sertlertirip kafesten dışarı çıkardı,hızla yollayarak çocuğu yakaladı,dikkatli bir şekilde ana salonuna getirdi.Çakrası ona dokundukça,çocuğun içine giriyordu,çocuk toparlanırken konuştu.
Hartes ayağa kalkmaya çalışırken,sesi duydu.Kudretli.Yaşlı.Öfkeli.Sadece bunları anlayabilsede,endişeyle kendisiyle konuşan şeye baktı.Devasa bir kafesin içinde,bir canavar vardı.Hartes bunun bir ejderha olduğunu anladı,ustası anlatmıştı.Bu bir ejderhaydı.Simsiyah kanatlarını kapatmıştı,kanatların büküldüğü eklemlerden bembeyaz dikenler çıkıyordu,hatta etrafa ışık veren tek şey bu gibiydi.Kocaman kafasını,üst üste koyduğu pençelerinin üstüne yatırmıştı,kafası bile en az beş metreydi,bedeni arkaya doğru uzanıp gidiyordu.Hartes şaşkınlık ve korkuyla yutkundu,Altın Modu hala açıktı,ve bu ejderha saf çakradan yapılmış gibiydi.
Sharanor çocuğun korkuyla ona baktığını görünce memnun oldu,zayıflar güçlülere hayran olmalıydı.Çocuğu girdiği transtan çıkarmak için konuştu.
"Yaklaş."
Hartes gözlerini kırpıp etrafına bakındı.
"Böyle iyiyim."
Sharanor çocuğun emri reddetmesine sinirlendi.Aurasıyla tutup kafesin önüne getirdi.Çocuk korkuyla ona bakıyordu,Sharanor kafesin önünde duran böceğe dikti gözlerini,ne kadar zayıftı.Devasa pençesini kaldırıp parmaklıklarda gezdirdi.
"Sonunda gelebildin."
Hartes boğazında ki yumruyu yutup konuştu.
"Burası neresi?"
Sharanor yavaşça gözlerini kırptı."Burası benim evim,ve hapishanem."
"Ev ve...hapishane mi?"
"Evet.Ne oldu?Begenmedin mi?"
Hartes yutkundu.Böyle bir canavarı sinirlendirmek yapmak istediği son şeydi.
"Çok begendim."
"Kötü bir yalancısın çocuk."
"Adım Hartes."
"Biliyorum.Peki sen benim kim olduğumu biliyor musun?Kimin huzurunda bulunduğundan haberin varmı?"
"Şey,hayır."
Sharanor pençelerinin üstünde doğruldu,kanatlarını sonuna kadar açıp,alanı biraz aydınlattı.Bütün heybetini gösterdi.
"Ben,Ahtamra'nın oğlu,Theodor'un mühürlüsü,varolan bütün Ejderhaların Babası ve Kralı,Kudretli,Yüce,Bilge, Kardeş ve Akraba Katili Kara Ejderha Sharanor!"dedi.Bulundukları alanı tamamen aydınlattı ve kafasını yukarı kaldırıp kapkara alevlerini püskürttü,alevler onlarca metre yukarı çıkarken,Hartes ağzı açık bakıyordu.
Sharanor pençelerini tekrar parmaklıklara vurup,kükredi.
Hartes zar zor konuştu.
"Sen-sen Bir Efsanesin."
"Hayır,çok daha fazlasıyım ,şimdi, kendini tanıt çocuk!Sahip olduğun sıfat falan varsa ekle de,değerli olup olmadığına karar vereyim!"
Hartes titredi,aklını toparlayıp, konuşmaya başladı.
"Ben,Hiç kimsenin oğlu,Hiç kimsenin mühürlüsü,Dul Feryadı'nın sahibi,Altın Modlu Hartes!"
Hartes,Sharanor'un kan kırmızı gözleri kendisini incelerken,hareketsiz durdu.
Sharanor gözlerini kıstı,Hartes'i baştan aşağıya süzdü.Başını eğip Hartes'e yaklaştı,aralarında sadece devasa parmaklıklar vardı.
Sharanor gözlerini kıstı,Hartes'i baştan aşağıya süzdü.Başını eğip Hartes'e yaklaştı,aralarında sadece devasa parmaklıklar vardı.
"Neden burdasın?Neden...buraya geldin?"
"Beni Melek gönderdi,buraya."dedi Hartes yavaşça.
Sharanor ateşi kadar sıcak nefesini Hartes'e üfledi.Hartes terden sırılsıklam olmuştu.
"Evet,ama buraya gelmeyi istedin.Sen istedin.Ne için?Amacın neydi?"dedi Sharanor,cevabı bilsede,duymak istiyordu.
Hartes derin bir nefes aldı,şimdi asıl mevzuya girme zamanıydı.
"Sinirlendiğimde yada üzüldüğümde,içimde birşeyler değişiyordu.Çakram değişiyordu,ve değiştiren sizin çakranızdı,yüce ejderha."
"Evet,sana bazen yardım ettim.Şimdi,cevabını söyle."
"Sizin çakranız beni güçlendirdi,ama şuan yeterli değil.Daha fazlasına ihtiyacım var,benim...bu turnuvayı kazanmam gerek.Daha fazla güç,daha fazla çakra istiyorum."
Sharanor keyiflensede,belli etmedi.Çocuk her şeyi yumurtlamıştı,Sharanor ona istediğini verecekti.
"Güç...ve çakra.Bunlar benim için değersiz şeyler,sana fazlasıyla verebilirim.Ama önce anlaşmamız gerekiyor.Bir antlaşma yapacağız."
"Nasıl bir antlaşma?"
"Sana vereceğim çakra karşılığında,bana bir iyilik borcun olacak.Ve ben bu borcu istediğim gibi,istediğim zaman talep edeceğim,anlaştık mı?"
Hartes düşündü.En fazla ne isteyebilirdi ki?Belki daha fazla yemek yemesini isterdi.Yediği yemeklerin buraya gelip gelmediğini bilmiyordu,ama alacağı güç karşısında,bir iyilik hiç bir şeydi.
"Kabul."
"Öyleyse,"dedi ejderha."Açıklığa kavuşturmamız gereken bazı şeyler var.
Hepsinden önce;çakramı kullanmak seni daha agresif,daha sinirli yapacak,öncelikle bunu bil."
Hepsinden önce;çakramı kullanmak seni daha agresif,daha sinirli yapacak,öncelikle bunu bil."
Hartes onayladı.
"İkinci olarak;büyük bir miktar çakrayı sana öylece veremem,bu senin canını çok yakar,hatta çakra damarlarını patlatabilir,bu yüzden daha farklı bir yol izleyeceğiz."diye devam etti Sharanor.
"Nasıl bir yol?"
"Çakramı,parmağın da takacağın özel bir yüzüğe aktaracağım.İhtiyacın olduğu zaman,kendi çakranı kullanarak oradan çekebileceksin,anladın mı?"
Hartes hızla sordu.
"Benim öyle bir yüzüğüm yok ki ama?"
"Merak etme,ben halledeceğim."
"Peki."
"Ve son olarak,vücudunu hazırlamak ve alıştırmak için,vücuduna çok az bir miktar çakra vereceğim,bu biraz acıtabilir."
Hartes dimdik durdu.Gemileri çoktan yakmıştı.
"Dayanabilirim."
Sharanor kafasını kaldırıp döndürdü, sol omzuna ateş püskürttü, kapkara ateş simsiyah pullarına çarpıp etrafı parlatırken,Hartes ellerini gözüne siper etti.
Ateş kesildikten sonra,Sharanor sağ pençesini omzunda kaydırdı,erimiş pullar pençesine yapıştı.Pençesini kaldırdı,yukarı bakacak şekilde çevirdi.
Kan kırmızısı gözlerini erimiş pullara çevirdi,erimiş pullar simsiyah bir ışıkla parladı.Işık söndükten sonra,pençesinin ortasında,tam ortasında simsiyah bir elmas olan ufak bir yüzük duruyordu.Sharanor üfledi ve yüzük Hartes'e doğru uçtu.Hartes yüzüğü havada yakalayıp inceledi,hayran kalmıştı.Hemen parmağına taktı.
Kan kırmızısı gözlerini erimiş pullara çevirdi,erimiş pullar simsiyah bir ışıkla parladı.Işık söndükten sonra,pençesinin ortasında,tam ortasında simsiyah bir elmas olan ufak bir yüzük duruyordu.Sharanor üfledi ve yüzük Hartes'e doğru uçtu.Hartes yüzüğü havada yakalayıp inceledi,hayran kalmıştı.Hemen parmağına taktı.
Sharanor çocuğun yüzüğe hayran kaldığını görünce ona doğru duman üfledi.Hartes ona baktı.
"Çakramı o yüzüğe depolayacağım,sen kendi çakranı da ona depolayabilirsin. Seçim sana kalmış,şimdi hazır ol."
Hartes bekledi,kendini hazırladı,ne yapacağını bilmiyordu.
Sharanor devasa ağzını açıp kapkara ateşini püskürttü.Hartes korkuyla geriye çekildi.Kapkara alevler parmaklıkları geçip etrafını sardı.
Hartes alevlerin ortasında durdu, görünmeyen zeminden alevler yükseliyordu.Sonra alevler kendisine doğru çekilip,içine girdi.Hartes aniden bastıran acıyla diz üstü çöktü,tüm vücudu,tüm damarları alev almış gibiydi,içi yanıyordu.Sharanor'un çakrası damarlarında dolanırken,Hartes avazı çıktığı kadar bağırdı.Damarları genişliyordu,Sharanor'un çakrası damarlarını sertleştirip, güçlendirirken,Sharanor bir kez daha ateş püskürttü,bu sefer daha çok püskürttü.
Hartes alevlerin ortasında durdu, görünmeyen zeminden alevler yükseliyordu.Sonra alevler kendisine doğru çekilip,içine girdi.Hartes aniden bastıran acıyla diz üstü çöktü,tüm vücudu,tüm damarları alev almış gibiydi,içi yanıyordu.Sharanor'un çakrası damarlarında dolanırken,Hartes avazı çıktığı kadar bağırdı.Damarları genişliyordu,Sharanor'un çakrası damarlarını sertleştirip, güçlendirirken,Sharanor bir kez daha ateş püskürttü,bu sefer daha çok püskürttü.
İkinci alev dalgası doğrudan Hartes'in parmağında ki siyah elmaslı yüzüğe girdi,yüzük tarafından hızla emilen çakra,Hartes'in kullanımına hazır oldu.
Bittiğinde,Hartes acıyla yere çöktü,vücudunun içine dolaşan yeni gücü hissedebiliyordu,çakra havuzu büyümüş ve güçlenmişti.Nefeslenerek oturdu,damarlarında dolaşan dengesiz çakrayı kontrol altına almaya başladı.
Çakrayı,çakra havuzuna aktardı,ve tüm vücuduna yayılan bir hisle,seviye atladığını anladı.Derin bir nefes alarak ayağa kalktı,kafesin arkasında gözleri yarı kapalı bir şekilde duran Sharanor'a baktı.
Çakrayı,çakra havuzuna aktardı,ve tüm vücuduna yayılan bir hisle,seviye atladığını anladı.Derin bir nefes alarak ayağa kalktı,kafesin arkasında gözleri yarı kapalı bir şekilde duran Sharanor'a baktı.
"Bir ara öleceksin sandım."dedi ejderha.
Hartes hala acıyla kavrulan vücudunu salladı.
"Bugün öleceğim gün değil."
Sharanor kükreyerek güldü,kırmızı gözleri keyifle parladı.
"Bana,bir zamanlar savaştığım Totka'yı hatırlattın.O da bu sözleri söylemişti."
"Ne oldu ona?"
Sharanor ilgiyle baktı.
"Beni öldürmek için Cehennemin Kapılarını açmaya çalıştı,ama ölen kendisi oldu,çok yazık oldu onun gibi birine,Leotin soyunun en güçlüsüydü,şimdi ise,o bir hiç,tıpkı tüm klanı gibi."


