"Bu kadar şaşırmış görünmeyin."dedi Rades."Geleceğimi biliyordunuz sonuçta."Birkaç adım atıp Hartes'e yaklaştı.
"Ondan uzak dur."dedi Melek,Hartes'in önüne geçip."Yoksa kafanı koparırım."
Rades bir kahkaha patlattı."Böyle özgüven dolu cümleler seni güçlü göstermiyor Melek,tam tersi,bunlar zayıflığının kanıtı."
Megas,Melek'i geçip Rades'in karşısına dikildi."Hepimizi birden yenemezsin Rades,o kadar güçlü değilsin."
Rades gözlerini kıstı."Çok emin konuşma Megas,ne kadar güçlü olduğumu hayal bile edemezsin."
Megas yumruklarını sıktı."Ne istiyorsun?"
Rades'in gözleri yavaşça Hartes'e döndü."Ne istediğimi biliyorsun."
Ebisu iki uzun adımla Rades'in karşısına geçti."O çocuk Kraliçe Amelia'nın koruması altında,ona dokunursan,Yalnız Adalara savaş ilan etmiş olursun.Bunu yapmak istediğine emin misin kaptan?"
Rades yarım ağızla gülümsedi."Az önce üç krallığa savaş ilan ettim zaten,bir tane daha olsun,fark etmez."Ellerini arkasında birleştirip Hartes'e baktı."Ama Hartes'i zorla alacak değilim,belki kendisi benimle gelmek ister,ne dersin Hartes?"
"Onu rahat bırak!"diye bağırdı Lara,Hartes'in önüne geçmek istese de Malyen kolundan tuttu onu.Hartes sessizce olan biteni izliyordu,ne yapacağını bilememişti.Rades'in gücüne ilk elden tanık olmuştu,içinde bir yerlerde biliyordu;Megas onu yenemezdi,Melekden emin değildi,Zandor ve Ebisu denilen adamı daha önce dövüşürken görmemişti zaten,onlardan da emin değildi.
Hartes."dedi Rades,yavaşça.Herkesin dikkatini çekerek."Ormanda konuştuklarımızı hatırlıyormusun?
"Ne demek istiyor?"dedi Melek,yan gözle Hartes'e baktı."Onunla daha önce karşılaştın mı?
"Evet."dedi Hartes,ilk defa konuşup.
"Sana söylediklerimi hatırla,Hartes.Etrafına bak.Hayatın boyunca zayıfların tarafında mı olacaksın?"diye devam etti Rades."Ufacık bir gücümüzün yarattığı yıkıma bak,burada güçlü olan biziz evlat.Sen ve ben.Neden hayatını başkalarının emrinde geçiresin ki,emir veren sen olabilirsin.Kont olabilirsin,lord olabilirsin."Rades dimdik durup devam etti."Hatta desteğimizle,kral bile olabilirsin.Evet,evet kral!"dedi Rades,Hartes'in gözlerinin heyecanla büyüdüğünü görünce.Elini uzatıp avucunu açtı."Gel evlat,yerin benim yanım.Sen çok özelsin,bu zavallı ayak takımının arasında yerin yok.Gel benimle.Hartes Leo..."
"YETER!"diye haykırdı Megas.Etrafı kırmızı bir aurayla kaplanmıştı."Onu kandırmayı kes,tek istediğin gözleri!"Hızla saldırıp Rades'in zırhlı göğsüne bir yumruk attı,Rades bir kaç adım geri gitti,Megas bir yumruk daha atınca Rades kendine doğru gelen yumruktan sıyrılıp diğer yumruğu bekledi,kendisi de bir yumruk attı,beton gibi bir yumruk tanrı tekniğiyle güçlendirilmiş yumrukla çarpışınca etrafa bir hava dalgası yayıldı,Megas çok büyük bir hızla geriye doğru savruldu.Sahilin kumuna çakıldı.Zandor zıplayıp havada bir tekme savurdu,Rades ufak bir çöp parçasıymış gibi bacağını tuttu ve onu metrelerce uzağa fırlattı.Rades,Hartes'e doğru ilerlemeye başladı,ama Ebisu önüne atladı,el mühürlerini çoktan yapmıştı.Rades zıplayıp üstüne atıldığında,Ebisu derin bir nefes aldı.
"Su Patlaması!"
Ebisu'nun etrafından fışkıran galonlarca su,Rades'e ilerledi ve onu havada yakalayıp geriye attı,Rades dengesini toplamaya çalışırken,Megas aniden üstünde belirip birleştirdiği elleriyle kafasına vurdu,Rades suyla ıslanmış kuma gömüldü.Zandor yokluktan gelip kafasına öyle bir tekme attı ki Rades saplandığı yerden fırlayıp geriye uçtu,taklalar atarak ancak durabildi.
Ustalar,hemen çocukların etrafını sardı.Melek,Hartes'i,Zandor Malyeni,Megas ise Lara'yı omuzlayıp koşmaya başladılar.Hala yerde olan Rades'i geçip gittiler.Hartes yan gözle üç güçlü adam tarafından zor yenilen adama bakıyordu,o çok güçlüydü,diğerleri de fark etmişti.Hiçbir teknik kullanmadan Portas'ın Öfkesi ile güçlendirilmiş bir yumruğa karşılık vermiş ve Megas'ı savurmuştu.Hartes onun tam gücünü merak etti,çünkü az önce hiç karşılık vermemişti ve Altın Modu ile onunla savaşmış Hartes çok iyi biliyordu ki,eğer Rades karşılık verseydi birkaç kişi ölmüş olurdu.
Rades yavaşça doğruldu ve koşmakta olan zavallılara baktı.Lanet etti.İsteseydi,çoğunu öldürürdü,ama bu Hartes'i korkutur ve kaçmasına sebep olurdu,daha kötüsü,Rades onu aldığında itaatsiz ve isyankar yapardı.Onu korkutmamak için tam gücünü kullanmamıştı,konuşarak ikna etmek istemişti.Neredeyse oluyordu da, Hartes kral olabileceğini duyunca gözlerini dört açmıştı,meraklanmış, sabırsızlanmıştı.Eğer biraz daha konuşabilseydi,Hartes'i elde edebilirdi.Yavaşça ayağa kalktı,acele etmeye gerek yoktu,ne de olsa planlarını biliyordu,gemilerle Yalnız Adalara gitmek isteyeceklerdi.Ama götürecekleri tek şey Altın Mürettebatın gazabıydı.Arkalarından gidip öyle bir saldıracaktı ki,kraliçe halkını ve adalarını korumak için Hartes'i ona teslim edecekti,Rades onunla yalnız görüşecek,gelecekle ilgili planlarını anlatacak ve onu kendisine katılmaya ikna edecekti.Ayaklarına çakra gönderip hızla suyun üstünde koşmaya başladı,kendini yormamak için teknik kullanmıyordu,Megas,Zandor,Ebisu...Hepsi birer zavallıydı,kolay lokmalardı.Ama o,güçlüydü,Rades ile yarışabilirdi belki de.Melek.Az önce Hartes'i korumak için savaşa dahil olmamıştı,belki de gücüne güvenmemişti,Rades emin değildi ama Melek'in güçlü olduğunu biliyordu,eğer savaşacaksa,gücünün tamamına sahip olmalıydı.
"Acele edin,geliyor!"diye bağırdı Zandor,karaya oturtulmuş gemiyi suya indirmeye çalışırken.Ebisu'nun adamları dahil,herkes üç gemiyi suya indirmeye çalışıyordu.Megas Altın Mürettebatın bombardimanı kestiğini fark etti,kendilerine doğru yavaşça yaklaşıyorlardı.Megas öfkeyle gemiyi daha sert ittirdi,gemi kumun üstüne yavaşça kayıyordu.Yan gözle mürettebatı izliyordu,güvertelerde deli gibi koşturuyorlardı,gülleleri dolduruyor,barutları hazırlıyorlardı.Ama Megas'ın özellikle korktuğu bir şey vardı:kırmızı toz.Bulaştığı şeyi anında aleve veriyor ve yok ediyordu,üstelik su da bile sönmüyordu.Megas efsanevi bir ŞiaJin,aynı zamanda büyük bir bilge olan Dorado'nun böyle bir toz icat ettiğini biliyordu,ama onun ki suyun üstünde yanamıyordu,Mürettebat onun icadını geliştirmiş,kusursuz bir hale getirmişti.Eğer şuan da,o toz tarafından vurulurlarsa işleri biterdi,gemiler anında mahvolurdu,ve yüz elli kişilik grupları ne kadar güçlü olursa olsun,devasa Mürettebata karşı koyamazdı.
İlk gemi suya indiğinde yıllar geçmiş gibiydi,Hartes de diğerlerine yardım ediyor,tüm gücüyle gemiyi itiyordu,bir yandan da etrafına bakıyor,kendilerine doğru gelen gemileri izliyordu.Ama garip bir şey vardı,gemiler ateş etmiyordu,sadece ilerliyorlardı.Nihayet üç gemide suya indi,herkes içlerine doluşurken,Hartes de içeri girdi.Megas endişeyle güverteye tırmanıp kendilerine doğru gelen gemilere baktı,bir küfür savurdu,düşman yaklaşıyordu.
"Endişeli görünüyorsunuz."dedi bir adam,Megas'a.Megas sinirle adama döndü.
"Düşman tarafından çevrelendiğim de böyle görünürüm!"
Adam güldü,kızı saçlarından akan ter yanaklarından aşağı kayıyordu,yeşil gözleri heyecanla parlarken,adam Megas'a sırıttı.
"Bizi çok hafife almışsınız usta Megas,her şeyi hesapladık,merak etmeyin."
"Ne demek bu?"
Adam bir şey demedi,diğerleri yelkenleri çekip rüzgarla doldururken,güverteye yaslandı ve mürettebatın gelişini izledi.En önlerinde,arkada ki bombacı gemileri kollamak için yapılmış,devasa kalamborne topları atabilen büyük Şansölyeler vardı.Hızla kendilerine yaklaşıyorlardı,aralarında ki mesafe yirmi metreye inince,adam elini güverteye vurdu.Sonra kendilerine doğru gelen Şansölyeler büyük bir gümbürtüyle havaya uçtu,sahile ve denize depolarında ki kalamborne topları saçıldı,denizin altından saçılan masmavi bir toz arkada ki gemilere saçıldı ve onlarında yelkenleri tutuşup mürettebata dehşet saçarken,Megas ağzı açık şekilde izliyordu.


