21 Ağustos 2017 Pazartesi

Ningendo-60.bölüm-Dostların Savaşı

Hartes,Loren'in ifadesiz yüzünde kararlılık görünce yere tükürüp ağzını sildi.

"Espri mi yaptığını sanıyorsun?"
Loren onayladı."Bence komikti,ama asıl karar..."
"Kapa çeneni Loren."dedi ince bir ses,Hartes bir kez daha küfrederken Lara sağ tarafına indi,baştan aşağıya siyahlara bürünmüştü,tek fark Hartes'inkine benzeyen sarı saçlarıydı,gözleri Hartes'e döndüğünden yanakları kızardı.
Hartes ifadesizce ikisine bakarken,birinin arkasında olduğunu hissetti ve hemen döndü.Malyen de aynı kıyafetleri giymiş şekilde ona bakıyordu.Gözleri sinirliydi.
"Ne bok yediğini sanıyorsun?"diye sordu,sesini kontrol etmeye çalışarak.Hartes tamamen ona döndü.
"Asıl siz ne bok yediğinizi sanıyorsunuz?"
"Ne bok mu yiyoruz?"dedi Loren elini çenesine koyarak."Sanırım seni durduruyoruz,çok boktan bir şey yapmadan önce."
Hartes öfkeyle ona baktı."Kimsenin beni durdurmasına gerek yok.Bu işe karışmayın!"
"Yeter Hartes,"dedi Lara."Bizi korumak istediğini biliyoruz,ama teslim olmak çözüm değil."
Hartes hayatında atmadığı bir kahkaha attı."Gerçekten-gerçekten bunu sizi korumak için mi yaptığımı sanıyorsunuz?Hayır aptallar!Bunu kendim için,daha da güçlenmek için yapıyorum!"
"Bu resmen saçmalık."dedi Malyen."Neden?"
Hartes yapmacık şekilde güldü."Megas,bana ihanet etti.Bana yalan söyledi."
"Ne hakkında?"dedi Loren.
"Her şey hakkında!"Diye bağırdı Hartes."Benimle ilgili,ailemle ilgili,her şeyimle ilgili!"
"Sen-sen aileni biliyor musun?"diye sordu şaşkınlıkla Malyen.
"Evet!Benim ailem..."
"Leotinler."diye tamamladı Malyen.Hartes şaşkınlıkla ona döndü.
"Sen-sen biliyor muydun?"
Malyen utançla başını öne eğdi."Evet."
Hartes dondu,yumruklarını sıkıp yavaşça fısıldadı.
"Seni geberteceğim."
Göğsüne yediği tekme Malyen'i Loren'in oluşturduğu havadan bariyere kadar yolladı.Malyen sertçe bariyere çarpıp Hartes gibi geri sekti.Hartes ona doğru koşarken,arka taraftan saldırıya uğradı.Loren sol eliyle sağ kolunu tutmuş,sağ elini de pençe gibi açıp Hartes'e uzatmıştı.
"Rüzgar Pençesi!"
Görünmez bir el Hartes'i yakalayıp metrelerce geri fırlattı,Hartes yerde yuvarlanırken kendini dengeledi ve ayağa kalktı,sert zeminde ayakları sürtüyordu.Malyen de sıkışmış ciğerlerini zorlayarak kalktı.
"Hartes,özür diler..."
"Ne zaman?Ne zamandır biliyorsun???"
Malyen acıyla ve üzüntüyle yüzünü buruşturdu.
"Tanıştığımız gecen beri,Megas,Zandor'a anlatırken duymuştum."Malyen bir kaç adım attı ve Hartes'in tam karşısına geçti.Lara sağına,Loren ise solunda durdu.Hartes karşısında ki zavallılara baktı,sonra da arkadaki bariyere.Bariyeri halletmek için Loreni en azından bayıltması gerekiyordu,Lara'yı kolayca saf dışı bırakmalıydı,Malyen'in de birkaç kemiğini kırmayı düşündü.Boynunu kütleterek iyice doğruldu.
"Seni dostum olarak görmüştüm Malyen,hatta bana en yakın olan kişi sendin,anlaşılan yanılmışım."Hartes yavaşça yürümeye başladı."Bunun bir bedeli olmalı,eğer bariyeri kaldırırsanız size zarar vermem,ama intikamıma giden yolla aramda durursanız sonuçlar kötü olur."
"İntikam mı?"Dedi Lara şaşkınlıkla."Ne intikamı?"
"Ailemin intikamı,şimdi,cevabınız ne?"
Malyen önce Lara'ya,sonra da Loren'e baktı.Parmaklarını kütletti.
"Kemiklerini kırmamız gerekse bile seni durduracağız Hartes,sen bizim dostumuzsun,hatta kardeşimizsin."
Hartes derin bir nefes aldı."Dostluk bitti,kardeşlik hiç olmamıştı zaten.Şu ana kadar her şey işti,şimdi şahsileşti."
"Hartes,lütfen."
Hartes,Lara'nın yaşarmış gözlerine bakınca hiç bir şey hissetmedi.Ama yine de cevap verdi.
"Bari sen çekil Lara,bırak,bırakın gideyim."
Lara reddetti."Seni ölümüne göndermeyeceğiz."
Malyen de kafasını olmaz manasında sallarken,geldikleri yerden,ormandan büyük bir gümbürtü geldi.Onlarca ağaç yıkılırken,Hartes Rades'in Megas'ı oyaladığını hatırladı.Yere tükürüp saldırdı.
O saldırınca,Loren geriye çekildi ve Malyen ile Lara'nın saldırmasını izledi.Üç dost birbirine saldırırken,gelen emirle Altın Mürettebat'ın gemileri adayı bombalamaya başladı.
***
Son anda çekilerek ağacın altından kalmaktan kurtulan Megas nefes nefese ayağa kalkıp şimdiye kadar dövüştüğü en güçlü adama baktı.Üstünde sarı yıldızlı bir zırh vardı.Tamamen Leotin ailesini taklit ediyorlardı.Megas aklına Hartes'i getirip başka bir raunt için kendini hazırladı.Rades sıkılmış bir şekilde dursa da temkinliydi.Megas'ı o halde görünce güldü.
"Hiç vazgeçmiyorsun ha?"
Megas yere tükürdü."Asla."
Rades kafasını salladı."Vazgeç Megas,bunun bir anlamı yok.O beni seçti."
"O ne yaptığını bilmiyor."
"Çok iyi biliyor,eğer anlamadıysan söyleyeyim:Kendisine en başından beri yalan söylemiş ustasını ve güçsüz arkadaşlarını bırakıp,daha güçlü bir ustaya ve daha güçlü arkadaşlara gelmek istedi.Onu suçlayabilir misin?"
Megas dişlerini sıktı."Ona her şeyi sen anlattın."
Rades kafasını iki yana salladı."Ona bunları,benden bile tehlikeli bir adam anlattı."
"Kimmiş o adam?"
"Kimse bilmiyor,ben bile.Sadece bir kez uzaktan gördüm o kadar.Sadece aurasıyla çok güçlü olduğunu anladım."
Megas onun dikkatinin dağıldığını düşündü,hızla saldırıp zıpladı ve iki ayağıyla göğsüne çift tekme attı.Rades bir kaç adım geri giderken Megas bir elini yere koyup zıpladı ve yüksekten bir saldırı yaptı.Ama Rades dikkatini toplamıştı,öfkeyle Megas'a baktı,çakrasını güçlendirip teknik kullandı.
"Kan Kartalı!"
Yokluktan var olan iki kanat Rades'in sırtında belirdi,Rades dişlerini sıkıp Megas'a baktı.Megas nefretle haykırdı.
"Onu mahvetmene izin vermeyeceğim!"
Rades kanatlarından birini geriye çekti.
"Senin aksine,ben ona sadece doğruları söyleyecek ve...bir baba olacağım."
Megas'ın etrafını kırmızı bir aura kaplarken,Rades kanatlarından birini savurdu.Korkunç bir gümbürtüyle çarpışan iki teknik,anında onlarca ağacı köklerinden kırdı ve havaya uçurdu.
***
Lara tekrar yere düştüğünde,Malyen'in daha yorgun saldırdığını fark etti.
Hartes,yorulmuş çocuğun karnına bir yumruk daha attı,Malyen acıyla iki büklüm olurken,Hartes onu arkadan,belinden sardı,tüm gücüyle kaldırdı ve yere vurdu.Malyen'in nefesi kesilirken,Hartes hissetmediği,görmediği bir saldırıyla geriye uçtu.Altın moduyla baktığında,Lara'nın çok hızlı bir şekilde hareket ettiğini gördü.Ayağa kalkıp altın modu sayesinde görebildiği saldırlara karşılık vermeye başladı.Lara ona saldırmaya devam ederken,Malyen yokluktan gelip Hartes'in kafasına sert bir tekme attı.Hartes acıyan kafasıyla geri çekilmeye çalışırken,Lorenin yolladığı bir hava akımı göğsüne çarpıp onu uçurdu.
Kalktığında,çakrasını boğazında toplamıştı bile.Ama bu öncekiler gibi değildi,artık tüm gücüyle saldıracaktı.Derin bir nefes çekip üfledi.
"Ejder Nefesi!"
Hortumdan çıkan su gibi,Hartes'in ağzından çıkan ateş anında yayıldı,herkes farklı bir yöne atlarken,Loren başka bir teknik kullandı.Sanki ateşe üflüyormuş gibi bir ses çıktı,ateş geriye,Hartes'e doğru sekti.Ne ilerliyor,ne de Hartes'e,kaynağına gidiyordu.Hartes Loren'in ne yapmaya çalıştığını merak ederken,yan taraftan bir ses duydu.
"Kemik Ağlatan!"
Sert bir yumruk Hartes'in yüzünde bomba etkisi yaptı,Hartes hızla tepki verip ateşin yönünü yumruğun geldiği yere çevirse de Malyen'in kaybolduğunu gördü,sonra altın moduyla neler olduğunu fark etti.
"Lara onu taşıyor."
Hartes başka bir tekniğe geçecekti ki,yüzüne giren ani ağrıyla yere çöktü.Patlayacakmış gibi titreyen ağzını tuttuğunda,tekniğin adını ve ne işe yaradığını hatırladı.Yüzü çok acısa da,savunmasız kalmayı göze almadı.Ellerini zar zor yere koydu ve çakrasını hareketlendirdi.
"Alev Patlaması!"
Devasa bir alev patlaması toprak zemini karartırken,Malyen ve Lara son anda uzaklaştılar,Hartes zonklayan yüzüne elini koyup nefeslendi.Zihninde kızgın bir ses yankılandı.
"Oyun oynamayı kes,bitir şu işi."dedi Sharanor.
"Üstünde çalışıyorum."
"Çalışma,yap."
Hartes yüzüğünde bulunan çakranın bir kısmını çekti ve yüzünde ki kemiklere aktardı,bu sayede daha çabuk düzelebilirdi.Yavaşça ayağa kalkıp Malyen'i aradı,onu düşürebilirse,iş kolaylaşırdı.Altın moduna daha fazla çakra yükledi ve görüşünü arttırdı.Kafasını kaldırıp arkasına baktı.Loren'in bariyerinin büyüklüğünü ölçmeye çalışsa da,bariyer görünmezdi,sert hava akımından yapılmıştı.Hartes yeterince güçlü bir saldırıyla bariyeri parçalamayı deneyecekti.Tüm çakrasını midesinde sıkıştırıp Rob'dan öğrendiği tekniği yaptı.
"Kaplan Gücü,Çelik Nefes!"
Hartes neredeyse Lara'nın hızına eşit bir hızla alevlerin arasından fırladı ve yarım yamalak gördüğü ilk bedene sert bir yumruk attı,Loren karın boşluğunu tutarak diz üstü çökerken,Hartes arkasından saldıran Lara'ya karşılık vermeye başladı,yumruklarını engellerken,Malyen de saldırdı.Hartes altın modu sayesinde kolayca karşılık veriyordu,Malyen de gümüş modunu açmış zayıf yerlerine saldırmaya çalışıyordu.Hartes bu dövüşün uzun süreceğini anladı,geriye doğru zıplayıp elini yüzüğüne uzattı ve Dul Feryadını çıkarttı.Ön tarafı balta,arka tarafı dikenli balyoza benzeyen silahı kaldırdı ve tekrar saldırdı.Genişten bir kavis çizerek yolladı,Malyen kollarıyla kendini korumaya çalışsa da,baltanın dikenli sert tarafının kendisine çarpmasıyla iki büklüm oldu.Hartes nefes nefese kalmışken,birisi belinden tuttu,yorulmaya başlamış olan Hartes'i kaldırdı ve kafa üstü yere vurdu.Hartes'in gözleri kayarken baltayı tutan elleri gevşedi,Lara baltaya bir tekme atarak uzaklaştırdı,Hartes'in kollarından birini tuttu,Loren de diğerini tutunca,Malyen kan olmuş kıyafetine bakarak geldi,Hartes'in üstüne oturup yüzünü yumruklamaya başladı.
İlk patlayan yer kaşıydı,sonra onu dudağı,yanağı izledi.Burnu kırılınca Hartes acıyla bağırdı.Bağırınca Lara'nın tuttuğu kol gevşer gibi olduysa da,sonra yeniden sıklaştı.Malyen tüm gücüyle yüzünü ve göğsünü parçalarken,Hartes vücudunu hissetmemeye başladı,neler olduğunu anlayamıyordu,sanki bilinci kayıp gidiyor gibiydi.Kendi çakrasını bile hissetmiyordu artık,hiçbir his yoktu,sadece şişmeye başlayan gözleriyle görebildiğini görüyordu o kadar.Ve duyabildiklerini.
"Bu kadar yeter Malyen."
"Loren haklı,devam edersen çok kötü olacak!!"
Hayır,bayılana kadar olmaz!"
Sonunda Hartes zihnine bastıran bir baskı hissetti,Sharanor'un kendisine taktik vereceğini sandı,ama yanılmıştı.Sharanor çakrasını Hartes'in vücuduna doldurdu.Hartes derisinin yandığını hissedebiliyordu,ama hareket edemiyordu.Kılını bile kıpırdatamıyordu,sonunda Sharanor konuştuğunda,dostlarına gösterdiği merhamete pişman oldu.
"Anlaşılan kontrolü devralmanın vakti geldi."