Hartes'in yürümekten bacakları ağrımıştı.
Saros Arazisinin yolundan ayrılıp,Resek ormanına giden patikayı bulmaları için dört defa kaybolmak, neredeyse bir tepeden aşağı düşmek,eşyalarını çalmaya çalışan iki hırsızı önce dövüp,sonra da çıplak bir şekilde geldikleri yola geri göndermek,ve yolu tarif etmemekte direnen bir adamın çenesini kırmak zorunda kalmışlardı.Adam çenesi kırıldıktan sonra beş dakika ağlamış ve yerde debelenmişti.En sonunda Megas adamı öldürmek için hareketlendiğinde adam kırık çenesiyle ağlayarak yolu tarif etmişti.
Saros Arazisinin yolundan ayrılıp,Resek ormanına giden patikayı bulmaları için dört defa kaybolmak, neredeyse bir tepeden aşağı düşmek,eşyalarını çalmaya çalışan iki hırsızı önce dövüp,sonra da çıplak bir şekilde geldikleri yola geri göndermek,ve yolu tarif etmemekte direnen bir adamın çenesini kırmak zorunda kalmışlardı.Adam çenesi kırıldıktan sonra beş dakika ağlamış ve yerde debelenmişti.En sonunda Megas adamı öldürmek için hareketlendiğinde adam kırık çenesiyle ağlayarak yolu tarif etmişti.
O olay bir gün önceydi ve o andan beri yol alıyorlardı.Çocuklar yorulmuş ve yürüyemez hale gelmişlerdi,ama Megas hala yürümeye devam ediyor,ileride bir han olduğuna yemin ediyor ve oraya varınca hamamda yıkanıp, dinleneceklerine söz veriyordu.
Megas en önde bir dev gibi yürürken arkasında Lara vardı.Bu sefer en arkada Loren vardı ve bayılacak gibiydi.Hartes ortadaydı ve bacakları tutmaz olmuştu.Arkasını dönüp Loren'e baktı,Kirtan'dan ayrıldıklarından beri doğru düzgün konuşmamışlardı.Hartes ve Lara savaşçı oldukları için dayanıklıkları fazlaydı,ama Loren hava tipi bir büyücüydü.Büyücüler daha narin,daha dayanıksız olurlardı ve bu yüzden on seviye altında ki hiçbir büyücü iyi bir kozu olmadan en önde savaşmazdı.O an Hartesin aklına,Loren'in daha önce söylediği birşey geldi.
Olduğu yerde durdu ve Loren'i bekledi,konuşup zaman geçirmek yorgunluğunu alırdı belki.Loren,Hartes'in yanından geçerken Hartes konuştu.
"Loren."
Loren yorgun argın ona döndü.
"Evet?"
"Şey,Kirtandayken bana savaşçı potansitelinde oldugunu ama büyücülüğe yöneldiğini söylemiştin.Ne demek istemiştin?Şarlatan gibi birşey demiştin ama tam hatırlayamıyorum.Tekrar anlatırmısın?"
Loren bıkkınlıkla nefes verdi,hiç hali yoktu ama Hartes'i kırmak istemiyordu.
"Bak,insan sadece savaşçı yada büyücü olmak zorunda değil,tamam mı?Bazı kişiler özel olur,hem savaşçı hemde büyücü potansiyelleri vardır.Ya ikisinden birini yada ikisini birden geliştirmeyi seçerler.Onlara ŞiaJin,yani dediğin gibi Şarlatan denir.Sayıları çok azdır,çünkü çok nadir olur.Bende de o potansiyel var,ama çok az.Çoğunlukla büyü üstüne eğilimim var.O yüzden büyücü tarafımı seçtim,savaşçı tarafımı yada ikisini birden değil."
Hartes onun söylediklerini anlamıştı,ama hala soruları vardı.
"Peki sen niye ikisinide seçmedin?Söylediğine göre bu,ŞiaJinler hem savaşçı hemde büyücü.Çok güçlü değiller mi?Sen de öyle olmazmıydın?"
Loren sinirle dişlerini sıktı ama yinede kendine hakim oldu.O asil bir aileden di sonuçta,bunun için eğitim almıştı.
"O kadar basit değil bu.Sadece savaşçı yada büyücü olarak bile gelişmek ve belli bir güç seviyesine gelmek bile onca yıl alırken,ŞiaJin olarak gelişmenin ne kadar zor oldugunu düşündün mü?Ömrünün çoğunu buna adaman gerekir,sadece çalışmak yetmez hemde.Seviye arttırıcı haplar,en iyi teknik ve büyü öğretmenleri ve kitapları ve daha neler neler gerekir.Üstelik bu kadar la kalmıyor.ŞiaJin lik tamamen aynı gitmez.Belli bir zamandan sonra iki taraftan biri tıkanır,eşit şekilde devam etmez.Ya savaşçı yada büyücü olarak devam etmek zorunda kalırsın."
Loren bunları söyledikten sonra,Hartes Lara'nında yavaşlayıp onların yanına geldiğini gördü.Konuşma ilgisini çekmiş gibiydi.Loren meseleyi kapatmak için derin bir nefes alıp devam etti.
"Dediğim gibi,belli bir süre geliştikten sonra vücud daha fazlasını kaldıramaz.
Çünkü savaşçı teknikleri ve büyücü teknikleri için kullanılan,oluşturulan çakra farklıdır.Vücud küçük,basit büyüler için çakra oluşturmakta sorun yaşamaz,ama büyük bir büyü için yeterli büyü çakran yoksa ve eksik çakrayı savaşçı çakrasından tamamlamaya kalkarsan vücud iflas eder,damarların yırtılır ve ölürsün.Daha kötüsü,ömrünü bir sakat olarak geçirebilirsin.Seçim senin."
Çünkü savaşçı teknikleri ve büyücü teknikleri için kullanılan,oluşturulan çakra farklıdır.Vücud küçük,basit büyüler için çakra oluşturmakta sorun yaşamaz,ama büyük bir büyü için yeterli büyü çakran yoksa ve eksik çakrayı savaşçı çakrasından tamamlamaya kalkarsan vücud iflas eder,damarların yırtılır ve ölürsün.Daha kötüsü,ömrünü bir sakat olarak geçirebilirsin.Seçim senin."
Loren konuşmasını bitirdikten sonra nefeslendi,ama yürümeye devam etti.
Hartes başka bir soru daha sordu.
"Peki,kusura bakma ama,madem savaşçı degil büyücü olmak istiyordun,neden bizimle geldin?Burada bir büyücü yok ki.Usta Megas sadece kitaptan öğrendiğin büyüleri nasıl yaptığına bakmıyormu?"
Loren bu saçma soruya cevap vermeye tenezzül bile etmedi.Bunu gören Lara sohbete dahil oldu.
"Belkide hiç dikkat etmedin,ama aramızda Hava'yı kontrol edebilen biri var."
Hartes bunu duyduğunda heyecanla sordu.
"Lara,sen bir ŞiaJin misin?"
Bu soru,Loren'in ve Lara'nın avuçlarıyla yüzlerine vurmasına,en önden yürüyen Megas'ınsa kahkaha atmasına sebep olmuştu.
Lara,bu çocuğun ciddi olup olmadığından emin olamadı.Onca şeyi boşuna mı anlatmışlardı?
Tam ona bildiği bütün hakaretleri sayacakken,Megas'ın sesi duyuldu.
"Hayır evlat,ŞiaJin olan benim."
"Vay be!"
Hartes sadece bunu söyleyebilmişti.Megas'ın güçlü bir savaşçı oldugunu biliyordu zaten.Ama büyücü tarafının olduğunu düşünememişti.O Lorenle ilgilenirken sadece izliyordu,başka birşey yapmıyordu çünkü.Bu da Hartes'in Megas'ın sadece Loren'in kitabına çalışıp çalışmadığını kontrol ettiğini düşündürüyordu.
Hartes adımlarını hızlandırıp Megas'ın yanına geldi.Aklında ki soruları sordu.
"Kaç seviye savaşçı yada büyücüsünüz usta?Hangi elementleri kontrol edebiliyorsunuz?Bir de..."
Megas onun bu heyecanına karşı bir kahkaha daha attı.
"Sakin ol evlat.Şöyle başlayayım ki,on beşinci seviye bir savaşçıyım,ama asla unutma;seviye her zaman herşey degildir.Seviyesi düşük olan kişiler beklemediğin kadar güçlü olabilir.Büyücü tarafıma gelirsek,büyücülüğü beş yıl önce,on birinci seviyeyken bıraktım,beni çok zorluyorlu çünkü.İki tarafımıda kullandığım savaşları kazansamda,ayakta duramayacak halde oluyordum.Hangi elementlere hakim olduğuma gelirsek,Loren'i eğittime göre Hava elementine sahip olduğumu anlayabilirsin.Bir de Ateş elementine sahibim.Hepsi bu kadar,zor durumda kalınca ikisinide kullanıyorum."
Hartes bir soru sormaya daha hazırlanırken,Megas'ın ileride ki bir şeye baktığını gördü.Uzaktan ne olduğu seçilmiyordu,ama Hartes biliyordu ki Altın Modunu açarsa rahatlıkla görebilirdi o şeyi.Ama yapamazdı,Megas çok ciddi durumlar olmadığı sürece kullanmamasını söylemişti ve onun öğrencisi olarak Hartes'e itaat etmek düşüyordu.Yine de merakından sordu.
"Orada ne var?"
Cevabın Lara'dan gelmesi Hartesi şaşırttı.
"Bir tabela,Resek Ormanı yazıyor."Hartes'e küçümseyerek baktı."Gözlerin amma da keskin,önünü bile göremiyorsun."
Gözlerimin ne kadar keskin olduğunu hayal bile edemezsin.demeyi istedi Hartes bir an için.Sonra vazgeçti,böyle basit birşey için Ustasına itaatsizlik etmek istemiyordu.
Yaklaştıkları zaman,Hartes tabelada daha fazlasının yazdığını gördü:
Resek Ormanı
Dikkat!
Tehlikeli bölgeye giriyorsunuz
Olası ölümlerden ve kazalardan
Resek Köyü sorumlu degildir.
Resek köyü konseyi
Dikkat!
Tehlikeli bölgeye giriyorsunuz
Olası ölümlerden ve kazalardan
Resek Köyü sorumlu degildir.
Resek köyü konseyi
"Sanırım haydut yüzünden konulmuş bu tabela,çok yeni duruyor."dedi Loren.
"Olabilir."dedi Megas.Rahatsız olduğu belliydi.Resek Köyünün ve Ormanının şanını ülkede duymayan yoktu.Ormanında en güçlüden en güçsüze kadar binlerce büyülü yaratık var iken,köyünde ise en ağır yaraları iyileştirebilen iksirler,en iyisinden teknik ve büyü kitapları,çok nadir parşömenler ve çok büyük bir pazar vardı.Savaşçıların ve Büyücülerin güçlenmek için geldiği yegane yerlerden birisiydi burası,Megas'ın duyduğuna göre savaşçılar ve büyücüler daha ormana girmeden birbirleriyle savaşmaya başlarlardı.
Ama şimdi yollar bomboştu,sessizlik ve belirsizlik hakimdi havaya.Megas bunun normal olmadıgını anlamıştı.Yüzlerce savaşçı ve büyücünün uğrak mekanı olan bir yeri ele geçirmek ve belkide köyü haraca bağlamak.Böyle bir şeyi yapmak için çok güçlü bir savaşçı yada en az üç element kontrol eden birisi olmak gerekirdi.
Megas öğrencilerine döndü ve onların ne kadar mahvolmuş durumda olduklarını gördü.O anda aklına söylediği,hatta yemin ettiği şey geldi.Onları yolda ki hana götüreceğini ve dinlendireceğine söz vermişti,ama yolda han yoktu.Megas,yolda bir han olduğuna yemin eden,çenesini kırdığı adamı düşündü,adamın yalan söyleme ihtimali yoktu,bunun dışında Megas Kirtan'dayken o han'ın ne kadar güzel yemek yaptığını ve hamamlarının ne kadar rahatlatıcı olduğunu duymuştu,ama yolda han falan yoktu.Bunun anlamı ormanın içinde ki kişi her kimse,han'ı yok etmiş,artıklarınıda itina ile temizlemiş ve geriye iz bırakmamıştı.
Megas yüzügünden üç tane altıncı seviye enerji hapı çıkarttı.Bunlar sadece onların enerjilerini doldurmaz,çok daha dinç,hızlı ve güçlü yapardı.Orada ne ile karşılaşacağını bilmiyordu,ama her an Lara'nın becerisi,Loren'in büyüsü ve Hartes'in Altın Moduna ihtiyaç duyabilirdi.
Haplar çocuklara verdi ve yutmalarını söyledi,kendisi içinde on bin altın verdigi Gök Seviye bir enerji hapı çıkarttı ve yuttu.
"Yanımdan ayrılmayın."konuştuktan sonra tabelanın yanından geçip ormana girdi.
Orman çok garipti,hiçbir ses yoktu.Ne bir kuş cıvıltısı,nede uzaklardan gelen kükremeler.Birisi bütün hayvanları ya öldürmüştü yada korkutup kaçırmıştı.
Megas ormanda ki bütün hayvanları öldürerek antreman yapan birinin gücünü merak etti,bu görevin intihar olup olmadıgı düşünürken ağaca saplanan birşeyin sesi duyuldu ve bir erkek sesi konuştu.


