Maske takan ikili gördükleriyle bir birlerine bakıp tekrar aşağı baktı. Bir kaç saniye önce kendini aşağı atan Aiden'den hiç bir iz yoktu.
Aiden'i bulmak için etrafı didik didik arayan ikili Aiden'i görememeleri ile kenardan yavaşça geri çekildi.
"Kurtulmuş mudur?"
Maskelilerden kısa boylu olanı konuştuktan sonra başını kapayan cübbenin şapkasını açıp uzun siyah saçlarını savurmuş ve uzun olan maskeliye bakmıştı.
Uzun boylu maskeli, kısa boylunun sorduğu soru ile ona kısa bir bakış attıktan sonra bakışlarını tekrar kenara çevirdi.
"O kadar kolay ölmez o..."
Uzun boylu adam bir süre sessizce o kenara baktıktan sonra arkasını dönerek elleri başının arkasında birleştirip kapıya doğru ilerlemeye başladı.
"Ben uyuyacağım, iyi geceler."
Adamın umursamazlığı kelimeler ile resmen can bulurken, adam kapıdan çıkmıştı. Uzun saçlı kişi iç çeker bir ses çıkartıp bir süre daha kenara baktı.
Ardından hiç bir şey söylemeden uzun boylu adamın peşine takıldı ve odadan onunla beraber ayrıldı.
*
Omzunun üstünden göz ucu ile arkasına bakarak takip edilmediğine kanaat getiren pelerinli yine de ilerlemeye devam etti.
Etraftaki binaların yabancılığından dolayı nerede olduğunu anlamak için beynini yorarken derin bir nefes alarak sakinleşmeye çalıştı.
Bir kaç nefesin ardından sakinleşen pelerinli, tekrar etrafa ufak bir bakış atıp ilerlemeye başladı.
Belinde hissettiği kıpırtı ile pelerinini hafifçe kenara çekti. Güneş ışığının üstün vurması ile parıl parıl parlayan hançer eşliğinde etrafta hafif bir ses yankılandı.
"Sonunda güneş ışığı! Neredeydim lan ben, mağaraya filan mı atladın?"
sitem eden ses eşliğinde pelerinli bakışlarını ilerlediği yoldan ayırmayarak sessizliğini sürdürmeye devam etti.
"HEY AİDEN CEVAP VER!"
Aiden kendine seslenen Zero'yu hızla belinden çıkarıp duvara sapladı. Ardından etrafa kısa süreli bir göz gezdirdikten sonra hançeri alıp yüzüne yaklaştırdı.
"Zero şuan kaçıyoruz ve sen benim adımı bağırıyorsun. İstersen havaya işaret yolla bir şekilde de bulsunlar."
Aiden'in sitem eden sesi eşliğinde Aiden hançeri tekrar beline taktığında Zero hiç bir ses çıkarmamıştı.
"Neyse sanırım kurtulduk."
diyerek derin bir nefes veren Aiden hala masmavi parlayan gökyüzüne birkaç saniye baktıktan sonra önüne dönerek ilerlemeye devam etti.
"Nereye gidiyoruz?"
Zero'nun sesi Aiden'in zihninde yankılanırken Aiden tedbirli adımlar eşliğinde ilerlemeye devam ediyordu .
"Demek bilmiyorsun aptal."
diyerek kıkırdayan Zero ile birlikte Aiden öfkeden kaşlarını çatarken derin bir nefes alarak sakinleşmeye çalıştı .
"Bir yere gidiyoruz Zero. Benimle uğraşma."
Aiden'in öfke dolu sesi ile birlikte Zero sessizliğe gömülürken Aiden bir adım daha attıktan sonra olduğu yerde durdu.
"Hay lanet..."
Aiden hızla mırıldandığı iki kelime eşliğinde bir anda yerinden fırlayarak koşmaya başlamıştı. Yol boyunca önüne çıkan engellerin üstünden atlayarak oradan oraya zıplayarak koşuyordu .
"Nesin lan sen?"
diyerek omzunun ucundan baktığında arkasındaki parlayan mavi gözler ile endişeden gözlerini büyüttü .
"Hala yavaşsın."
mavi gözlerin sahibinin konuşması eşliğinde Aiden'in ayakları birbirine dolanıp yuvarlandı. Aiden yüz üstü yere yığıldığında hızla kendi etrafında dönüp gardını alarak hazırda bekledi.
"Hadi bakalım."
etrafta yankılanan heyecanlı ses eşliğinde Aiden kaşlarını çatarak etrafı kolaçan etmeye başladı. Hiç bir yerde tek bir yaşam belirtisi yoktu .
Aiden aurasını etrafa yayarak peşindeki kişiye biraz korku, hiç yoktan kolay lokma olmadığını işaret etmeyi hedefledi .
Öfkesini ve öldürme arzusunu aurasına katarak etrafa hızla yayan Aiden eşliğinde etrafta gür bir kahkaha yankılandı .
"HAHAHAHAHA HADİ AMA SADECE BU KADARCIK MI?"
Aiden bir anda kemiklerini titreten öldürme arzusu eşliğinde titrerek etrafa bakmaya başladı
"Ce ee!"
Aiden üzerine gelen el ile hızla soluna atarak kendine hamle yapan elden kurtulmuştu. Aiden tekrar gardını alarak beklerken sağında duyduğu ıslık sesi eşliğinde o tarafa döndü .
"Hiçlik silahı Zero'nun efsane olduğunu sanırdım."
mavi gözlerin sahibi kafasındaki kapson ve yüzündeki peçe yüzünden sadece mavi gözleri gözükürken elinde ki hançeri havaya atıp atıp tutuyordu.
"Sen nasıl..."
Aiden adamın Zero'yu atıp atıp tutmasını şaşkınlık ile izlerken bir anda kendine doğru fırlatılan hançer ile yere yattı .
"Zero'yu kaldıra bilmemin sebebi farklı bir konu. Sen devam et ve bana ne kadar geliştiğini göster ufaklık."
diyerek sağ elini aşağı çaprazına doğru uzatan mavi gözlerin sahibinin üzerindeki cübbenin kolundan fırlayan sopayı çevirerek omzuna aşan adam gardını alarak Aiden'e bakmaya başladı .
"Beş dakika boyunca kımıldamayacağım. Eğer diz çökmeme sebep olursan kendimi öldüreceğim. Eğer bunu başaramazsan altıncı dakikaya kadar sana saldıracağım. Bir dakika içersinde benden kurtulamazsan seni delik deşik edeceğim."
kendinden emin bir şekilde konuşan adam eşliğinde Aiden hızla arkasındaki hançeri alarak hançeri havaya fırlattı .
Hançer her zamanki gibi mor bir ışık eşliğinde parlarken bir kılıç şekli almaya başladı. Aiden hançerin kılıca dönüşmesi ile hızla kılıcı kabzasından yakalayıp gardını alarak beklemeye başladı .
Mavi gözlerin sahibi gözlerinde ki bakışlarından belli olan heyecanı ile elinde ki sopayı yanındaki duvara dayayarak koyduktan sonra ellerini iki yana açarak beklemeye başladı .
"İstediğin zaman başla."
diyen adam eşliğinde Aiden hiç vakit kaybetmeden ileri atıldı. Hızla elinde ki kılıcı savururken kılıcın boyu sebebi ile duvarlara çarpması sebebi ile duvarlarda çizikler oluşuyordu .
Oluşan çiziklerden çıkan toz parçaları eşliğinde ortalık ince bir toz bulutuna gömülse de bu adamın görülmesini engellemek için yeterli idi.
Aiden ard arda dakikalar boyunca kılıcını savurduktan sonra geri çekilerek toz bulutunun dağılmasını bekledi.
"Beş dakika doldu sıra bende."
diyerek yanında ki sopayı alan adam hafifçe kıkırdadıktan sonra ileri doğru bir adım attı attığı gibi de ortadan kaybolması bir oldu .
"Bu da-..."
Aiden'in sesi bir anda sırtına yediği sopa ile ileri doğru sendeleyen Aiden elindeki kılıcı düşürerek kılıcın yuvarlanmasına sebep oldu .
Aiden hızla kendini soluna attığında, üstüne gelen sopadan kurtulduğunda, hızla kendi etrafında dönerek ayağa kalkmak için hamle yaptı .
Ancak bir anda kafasına yediği sopa ile tekrar yer ile buluşan Aiden sol eli ile başını tutarken yerde yüz üstü yatıyordu .
Başını yavaşça kaldırarak iki adım önün duran mavi gözlerin sahibine baktı. Hızla sol elini başından çekip adamın paçasına yapışarak kendine çektiğinde adamın dengesi bozularak adam bir anda yalpaladı.
Adamın yalpalamasını fırsat bilen Aiden hızla ellerine güç vererek kendini havaya fırlatarak adamın karnına kafa atmak için ileri atıldı .
"Bu acıtmıştır hahahaha."
Gür kahkahası etrafta yankılanırken Aiden başını çarptığı sopa ile kendini geriye çekti kıç üstü yere düşen Aiden başını iki eli ile başını tutuyordu .
Adamın karnına kafa atmak için tam harekete geçtiği anda adam sopasını karnının önüne getirerek Aiden'in sopaya kafa atmasını sağladı .
"Son on saniyen."
diyerek Aiden'e bakan adam eşliğinde Aiden ellerini arkasına atarak peş edercesine iç çektiğine adam sopayı vurmak için iki eli ile tutup sopayı havaya kaldırdı .
"YAKALADIM"
Aiden kükrediği gibi hızla sol eli ile arkasında ki kılıcın kabzasını tutarak kılıcın ucunu adamın boğazına bir santim mesafe ile tuttu .
Aiden'in ileri atılması ile kılıç adamın boğazını rahatlıkla delip geçecek bir pozisyondaydı. Aiden'in yaptığı hamle ile adam hafifçe kıkırdadı .
"Unutma ben ölmem."
diyerek hızla sopayı indiren adam eşliğinde Aiden da kılıcı itelediğinde adam sopayı bırakarak kendini geriye attı .
Adamın ellerinden ayrılan sopa Aiden'in kafasına düşüp onu tekrar yüz üstü yere yapıştırdığında Aiden'in elindeki kılıç tekrar yerde sürüklenmişti .
Önüne kadar gelen kılıcı ayağı ile durduran adam geriye sıçrarken saçlarını örten kapsonu açılmıştı.
"Hayla benimle kapışmak için çok yolun olsa da... Bir şeyler öğrenmişin."
Mavi gözlü adam yüzünde ki peçeyi de indirirken Aiden başını hafifçe kaldırarak karşısında ki mavi saçlara sahip adama baktı .
Adamın yüzünde ki sırıtış ile keskin bir şekilde bakan mavi gözlerine eşlik eden mavi saçları ona oldukça hoş bir hava katıyordu .
"Ban!"
Aiden'in şaşkınlığı sesinden bile belli iken Ban yüzündeki sırıtışı daha da büyüterek konuştu .
"Nasılsın Aiden?"
<< Önceki Bölüm I Tanıtım I Sonraki Bölüm >>


