14 Eylül 2017 Perşembe

LOGİO 3.BÖLÜM:HEPİNİZ ELENDİNİZ

Lio, Michael'ın sesini önemsememeye çalışıp sınavın başlamasını bekliyordu. Lucy ise etrafındaki çoğu kaslı çocuktan korktuğu için abisinin yanından ayrılmıyordu. Bir saat sonra bekleme alanına 20 genç kişi girdi. 

Gençler girdiği gibi diz çökerek beklediler. Gençler diz çöktükten sonra içeri yaşlı bir adam girdi. Adamın bir elinde baston vardı, bir gözü gri iken diğer gözü mavi renkte idi. Adamın saçı sakalı birbirine karışmış gibi gözüküyordu. Adam sınava girmek için gelenlere bir göz gezdirip konuşmaya başladı.
???: Benim adım Morris Kusxli. Merkez bölümünden geliyorum, bu yıl ki sınavı ben yapacağım.
Morris isimli adam merkez bölümden olduğunu söylediği anda kalabalık kendi arasında konuşmaya başladı.
Masum öğrenci (MÖ): Merkez bölümden mi! Kim bilir gücü ne kadardır...
M.Ö 2: Ama çok yaşlı gözüküyor, sınav ortasında ölmese bari.
Bir grup: Hahaha! Ölmemesini umalım, hahaha!
???: Büyükleriniz hakkında dikkatli konuşun.
Bunu şöyleyen Morris'ti. Morris sadece göz açıp kapayıncaya dek onunla dalga geçen çocukların yanına gelmişti. Yaşlı olsada Merkez bölümden olduğunu ispatlayan Morris, çocuğa bir fiske attı. Çocuk anında bulunduğu yerden fırlayıp yaklaşık 100 metre ileri doğru uçtu, ardından Morris tekrar konuştu.
Morris: Birini sadece görünüşü ile değerlendirmek en büyük hatadır! Şimdi söylenecek başka bir şey yoksa sınava başlayalım.
Morris bir süre susup etrafı izledi. Kalabalıktan kimse ses çıkaramadı, bunu gören Morris tekrar konuştu.
Morris: Güzel, sınav 3 aşamadan oluşacak. İlk aşamada yeteneğiniz ölçülecek, bu yüzden sıraya geçin. Herkes sırasıyla teste girecek.
Morris konuştuktan sonra sınav alanında bulunan herkes anlaşmış gibi bir sıra yaptılar. Lio ve Lucy ne olduğunu tam olarak anlamadıkları için sıranın en sonlarındaydılar. Çaresizce sıranın gelmesini bekliyorlardı. Yaklaşık 4 saat sonra Lio'nun önünde 1 kişi kalmıştı. Lio'nun önündeki kişi de test için kürsüye çıktı. Çocuk kürsüdeki bıçakla elini kesip kürsüde bulunan yeşil küreye kanını damlattı. Lio bunu görünce rahatladı, çünkü ilk test bildiği gibiydi. Lio çocuğun çıkardığı sonuçlara baktı.
----------
Loki L. Nudo
Savaşçı
Seviye: 40
Yetenek: Hayalet şövalye
Potansiyel: Yüksek
----------
Morris: Geçti.
Lio gördüğü sonuçlara biraz şaşırdı. En başında yeteneğin ne olduğunu bilmiyordu, tek bildiği kendisinin Tanrısal yeteneğe sahip olduğuydu.
Sıra Lio'ya gelmişti. Lio elini kesip kanını küreye damlattı. Kürede tekrar yazılar belirmeye başladı.
----------
Lio L. Nos
Savaşçı-Büyücü
Seviyesi: 20-50
Yetenek: Tanrısal
Elementleri: Karanlık, Ateş, Su
Potansiyel: Tanrı
----------
Lio birden bire büyücülükte 10 seviye atlamıştı ama nasıl?
Lio seviyesine şaşkın şaşkın bakarken Morris bir şeyler mırıldandı.
Morris: İlginç... Uzun zamandır L. gözükmüyordu ve bu yıl 2 tane L. bu akademide... GEÇTİ!
Lio geçtiği için sevinip kenara çekildi, sıra kardeşi Lucy'de idi. Normalde okula girmek için 7 yaşında olmak gerekiyordu, ama artık 18'den küçük ve potansiyeli olan herkes akademiye girebiliyordu. Lucy elini kesip kanını küreye damlattı. Lio olacakları heyecanla bekliyordu çünkü kardeşinin türü veya seviyesi dâhil hiç bir şey bilmiyordu.
----------
Lucy Nos
Büyücü
Seviyesi: 30
Yetenek: Su perisi
Elementi: Su
Potansiyel: Muhteşem
----------
Lio gördüğü şeylere şaşırmadan edemedi.
Kardeşi ne ara 30.seviye olmuştu?
Morris, Lucy'nin de geçtiğini söyledi. Bir kaç kişi daha sınava girdi. 20 seviye altı kişiler ilk sınavda elendi ama bu sayı sadece 50 kişiydi. Hala yüzlerce kişi vardı. Morris kalan kişilere göz gezdirip tekrar konuştu.
Morris: İkinci test sizin elementinize yatkınlığınızı ölçecek, eğer tek elementiniz varsa ve elementinize olan yatkınlığınız %50'den azsa direk elenirsiniz. Fazladan elemente sahip olanların ise en az birinde %60 yatkınlığı olmalı.
Morris konuştuktan sonra önüne 8 farklı renkte taş geldi.
Morris: Yapmanız gereken çok basit, sadece elementinize odaklanıp küreye dokunun bu kadar.
Morris'in konuşması ile önce tek elemente sahip olanlar elementlerini temsil eden taşın önüne geldi.
Taşlar;
Ateş: Kırmızı
Toprak: Kahverengi
Su: Mavi
Hava: Gri
Doğa: Yeşil
Zihin: Sarı
Karanlık: Siyah
Işık: Beyaz
renklerinde olacak şekilde ayarlanmıştı. Lio, Lucy'nin testine baktı. Lucy %70 yatkınlığa sahipti.
Lucy'den sonra çift elemente sahip olanların, sadece 16 kişi çıkmış olsa da, çoğunun yatkınlığı %60'a %30 gibiydi. Bu iki ölçüm tek elementte büyük bir hüsran olurdu fakat çift elementte iki farklı elementi kontrol ettikleri için iyi olarak bile kabul edilirdi. 16 kişi bittikten sonra alanda sınava girmeyen iki kişi kalmıştı, biri Lio iken diğeri de Lio ile yaşıt gözüken biriydi. Lio gibi 3 elemente sahipti ve bu elementler hava, toprak ve ışıktı. Aynı zamanda bir zıt element kullanıcısıydı.
Çocuk tıpatıp Lio'nun aynası gibiydi!
(D.N: Aynası gibi derken tam tersi anlamında.)
Çocuğun beyaz saçları ve mavi gözleri vardı. Bu çocuğun adı Menis Alşab' dı. Çocuk önce ileri çıkıp kürelerine tek tek dokundu.
Sonuçlar karşısında orada bulunan çoğu kişi şaşkınlıkla ağızlarını açmışlardı, çünkü çocuğun çıkardığı sonuçlar %50 hava, %50 toprak, %70 ışıktı!
Bu sonuçlar üç elementli biri için çok iyiydi, hatta mükemmeldi. Çocuk yüzüne yerleştirdiği kibirli sırıtış ile kürelerin yanından ayrıldığında, Lio vakit kaybetmeden kendi kürelerine dokundu. Sonuçlar karşısında Morris bile ağzını açarak bakmamak için kendini zor tuttu.
Lio'nun sonuçları %70 su, %50 ateş ve %100 karanlıktı!
Üç elementte her hangi bir yatkınlığın %100 olmasını bırak, bu tek elementte bile imkânsıza yakındı. Morris şaşkınlığını belli etmeden konuştu.
Morris: İkinci test bitti. Sıra üçüncü testte. Talim kuklasına saldıracaksınız, en az hasarı verenler elenecektir.
Morris'in yanına tekrar bir adam gelip ona bir şeyler söyledikten sonra Morris tekrar konuştu.
Morris: Yapılan sayımlara göre ilk sınavdan 950 kişi geçti, ikinci sınavda ise elementlere yatkınlığı zayıf olan kişiler 650 kişi, yani şu an kalan sadece 300 kişi var.
Morris'in dedikleri ile herkes şaşkınlıktan küçük dilini yutmamak için zor durmuştu.
650 kişinin element yatkınlığı çok zayıf!
Morris sustuktan bir kaç saniye sonra Lio, Lucy ve ikinci sınavı geçen diğer kişilerin etrafında beyaz bir ışık oluştu. Işık yok olduğunda Lio arenada tek başınaydı.
Bu kez herkes tek başına ''sözde'' talim kuklasına vuracaktı ama talim kuklası dedikleri şey aslında bir kaynak canavarıydı!
Lio'nun karşısında şu an bir ''Gri Ay Kurt'u'' vardı. Gri Ay Kurt'u 30.seviye bir hava sınıfı kaynak canavarıydı. Lio bu işi hiç uzatmak istemediği için direk tekniğini bağırdı.
SU STİLİ: SİSMİK DALGA
Lio konuştuğu gibi yer sarsıntıları eşliğinde kurtun altından bir garzer fışkırdı ve kurdu arenadan dışarı attı.
???: LİO L. NOS 3.SINAVI GEÇTİ.
Lio sınavı geçtikten sonra tekrar beyaz bir ışık ile büyük bir kapının önüne geldi. Etrafa bakındığında Morris'in yanında durup bir tarafa doğru baktığını gördü. Onun dışında kimseler yoktu. Lio, Morris'in baktığı yöne baktığında kare şekilli yan yana duran odacıklar gördü. Tüm katılımcılar kendi odalarında bir kaynak canavarı ile dövüşüyorlardı. Bir kaç saniye sonra Morris'in solunda tekrar bir ışık parlaması oluştu. Morris o tarafa baktığında Lio'nun tersi olan çocuk ortaya çıkmıştı. Çocuk Lio'yu gördüğü gibi yüzünü ekşitti ve hiç konuşmadan diğer odaları izlemeye başladı. Vakit geçtikte toplamda sadece 60 kişi 3.sınavı geçmişti, Lucy'de bu 60 kişi arasında olsa bile 60 kişi içindeki çoğu kişi gibi yara bere içinde kalmıştı. Lio Lucy'yi fark ettiği gibi onu iyileştirmek için su elementini kullansa bile, ne kadar işe yarayacağını bilemiyordu. Lio, Lucy ile ilgilendikten sonra Morris'i izlemeye başladı. Herkes toplandıktan sonra Morris yarım saat boyunca konuşmadı. Bunun sebebi kaç kişinin kaldığını saymak ve onların dinlenmesine izin vermekti. Bu süre boyunca çoğu kişi birbirini iyileştirmişti. Morris, herkes iyileştikten sonra tekrar konuştu.
Morris: Şu an bir şey fark ettim... Hepiniz ya kendinizi yada her hangi birini iyileştirdiniz. İyileştirmeyenler ise kendi dostlarına yardım eli uzatmadı.
Siz iyileştirmeyenler elendiniz!
Kendini iyileştirme yeteneği olsa bile iyileştirmeyenler, elendiniz!
Sizler askersiniz, savaşta çok lazım olacak kişilersiniz. Eğer kendinizi iyileştirmeyi beceremezseniz hiç bir kışlada size ihtiyaç yoktur!
Siz kendilerini ve dostlarını iyileştirenler, dostunuza yardım etmeniz iyi. Ama ben bir komutan olsam ve bir kışlada olsak size dostunuzu öldürün dersem öldürmek zorundasınız. Size onları iyileştirin demedim, siz ölseniz bile görevinizi yapmalısınız.
Üzgünüm ama... HEPİNİZ ELENDİNİZ!